Çeşit çeşit insan var şu kocaman mavi bilyede.
Bazıları var tüm hırsını doğadan alır , doğayı yakıp yıkar.
Bazı kesimler var aynı şeyleri diğer insanlardan alır. Onlar hep haklıdır. Şartlar onlar için hep kötüdür. Kendi yetersizliklerini başkalarının üzerinden kapatmaya zorlarlar. Onlar dışardan bakılınca , asla esnemezler , kırılmazlar. Hep haklılardır üstelik. Yaratıcıdan bile hesap sormayı kendilerine hak bilirler. Saf kibir dolu benlikleri şeytan vesvesesinin ete kemiğe bürünmüş halidirler...
Son bir topluluk var ki. Onlar ;
Varlar ama kimse görmez.
Yok olsalar kimse duymaz.
Hiçbir fırsat onlara altın tepside sunulmamıştır.Onlar kendi fırsatlarını hep tırnaklarıyla kazıyarak elde ederler.
Hayatın acımasızlıklarını kader , zorluklarını sınav bilirler.
Kibir yoktur , benlik yoktur , özünü bilir ama sözünü saklarlar Allaha hürmetten...
Bunlarada zorluk var tabi ama bu insanlar tüm her şeyin üstesinden gelmenin alternatif yollarını bulmuşlardır.
Kimi sayfaları karalamaya odaklanır.
Kimi karalamaları zikreylemeye.
Kimi resme sığınır kimi şiire.
Kimi sazla sözle ağlar içli içli.
Kimi düşünerek ağlar içine içine.
Bende bu olası durumlardan feyz alarak kendimi tozlu sayfaların aralarına ,
Notaların ince iniltilerine ,
Şiirlerin dizelerine ,
Kitapların kapaklarına ,
Çocukların umuduna emanet ediyorum.
Eğer bir gün olurda kaybolursam düşünceler dünyasında yukarıda saydıklarıma ve ayrıca yayımın reçine tozuna bakabilirsiniz. Mutlaka oralarda olacağım 🙏