Kantçı bir ifadeyle, hiçbir insan bir başkasının amaçları için bir araç olamaz, her insan kendi içinde bir amaçtır, asla bir araç değildir; bu nederile hiçbir insan diğer insanlar üzerinde onları kendi amaçları için bir araç haline getirebilecek bir hakka sahip değildir.
20. yüzyılın tehlikesi ise robotlara veya otomatlara dönüşüyor olmamızdır. Gerçekten de zamandan kazanıyoruz ve bunu yaptığımızda sıkılıyoruz çünkü kazandığımız zamanla ne yapacağımızı bilmiyoruz; en iyi ihtimalle zamanı öldürmeye çalışıyoruz. Amerika Birleşik Devletleri'nde yalnızca haftanın üç günü çalışıldığını bir düşünün. Eminim ki insanların bu kadar çok zamanı olsaydı ne yapacaklarını bilemezlerdi ve geçirecekleri sinir krizleriyle başa çıkabilecek yeterli sayıda hastane bulamazdık
Günümüzde herkes kendini sömürüyor. Herkes kendini kendi dışında kalan amaçlar için kullanıyor. Tek bir güçlü amacımız var: Şeyler üretmek; kişiliğimizin tam gelişimini sağlamak, tam olarak doğmak ve açığa çıkmak değil. Bunlar yalnızca sözde kalan amaçlarımızdır.
Dolayısıyla herkes, özgür iradesine göre hareket ettiği yanılsamasına kapılır ama aslında hepimizin bildiği üzere insanın kendisi hakkında sahip olduğu kadar başka hiçbir konuda yanılsamaları yoktur.
Yaşam sevgisinin bir tarifi yoktur ama öğrenebileceğimiz çok şey vardır. Yanılsamalardan kurtulabilirseniz, başkalarını ve kendinizi olduğunuz gibi görebilirseniz, her zaman "bir yerlere gitmek" yerine nasıl dingin, hareketsiz kalabileceğinizi öğrenebilirseniz, yaşam ve şeyler, mutluluk ve heyecan, araçlar ve amaçlar ve hepsinden önemlisi sevgi ve güç arasındaki ayrımı kavrayabilirseniz yaşamı sevmek için ilk adımları atmış olursunuz.