Bir çığlık var içimde yargılanan
Dünyaya esir olmuş Her bir yandan
Mesele seçimse bunca tercih arasından
Her tercih bir vazgeçiştir gerçeğe yansıyan
Muammer harmanci
Bir gece vakti , zifiri karanlık
Yıldızların işaret ettiği yerdeki aydınlık
O gülüşündeki akıl almaz saydamlık
Beni o yere hapseden sana olan aşkınlık
Muammer harmanci
Göz kör olunca gönül kapanır
Dünya , yalan için bir bahane sayılır
Bir bakın Filistine, Arakana onca yaşananlara
Konu konuşmaksa eğer , biz sırlar dünyasına dalanlarız
Muammer harmanci
El bab'ı açık mıdır ey gönlümün sevdası
Mihmandarlık yapıyorum , sana mıdır sevdası
Yıldızlardan izliyorum , sahra gibi bâkı
Bunca bilmecelere gerek yok , senindir bu gönül yarası
Muammer harmanci
Sandalyeye oturmuş, kafamı iki elimin arasına almış, “Ben ne yapıyorum?” diyorum. Sol tarafımda Kur’an var, sağ tarafımda pencereden hemen dışarı baktığımda gecenin karanlığında dahi Allah’ın eşsiz yarattıklarını görebiliyorum.
Ne için yaşıyorum? Günlük meşakkatler için bunca çabalarken neyi gözden kaçırıyorum? 24 saat içinde bir saatini ayırıp Allah’a secde etmemeyi mi, yoksa bunca bolluğun içinde şımarıklık yapmayı mı?
Hepsini geçtim; temiz nefes alabiliyor, güzellikleri görebiliyor, istediğim şartta yürüyebiliyor, istediğimi yiyebiliyorken ben neyi kaçırıyorum acaba? Bakıyorum da bunca meşguliyete dalmışken bu güzellikleri nasıl görebilirim? Bu illetten, daha doğrusu nasıl kurtulabilirim?
Hemen yanı başındaki Kur’an’a daha çok nasıl sarılabilirim? Bunca saydığım güzellikleri yaşadıkça, gördükçe ve hissettikçe Allah’ı zikretmeden nasıl durabilirim?
Hep şu ayet geliyor aklıma: “Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?” (Rahman Suresi)
Ve sonrasında hakikate varınca: “Onlar, inananlar ve kalpleri Allah’ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.”
Selametle.
Muammer harmanci