Hal i Seyran

Puan vermedi·320 syf.··
2025 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 12:37
Kitap, sizi binlerce yıl geriye, taa Altay Dağları'na götürüyor. Ama asıl heyecan, 8. yüzyılda başlıyor: Orhun Yazıtları! Kitap bu anıtları incelerken, o dönemin Türkçesinin ne kadar sade, keskin ve askerî olduğunu görüyorsunuz. Sanki taşlara kılıçla yazılmış gibi. Bu kısım, dilimizin "safkan" olduğu dönemi görmek açısından çok ilgi çekici. Anlıyorsunuz ki, bizim dilimiz, daha en başında büyük devletlerin diliymiş. ​Sonra dilimizin en çok değiştiği, "Karmakarışık" dediğimiz döneme geliyoruz. Türkler Müslüman olunca ve batıya doğru göç edince, dilimiz Arapça ve Farsça ile tanışıyor. Yeni bir inançla birlikte yepyeni kavramlar (ilim, irfan, hikmet, aşk...) geliyor ve bu kelimeler, adeta göçmen kuşlar gibi dilimize akın ediyor. Kitap size, Kaşgarlı Mahmut'un dilimizi koruma çabasını (Divanü Lugati't-Türk) ve hemen ardından Yunus Emre'nin "Eyvah, dil sarayda kayboluyor!" diyerek dili halka indirme mücadelesini de gösterecek. Yani bir yanda süslü püslü Osmanlıca, diğer yanda halkın sade Türkçesi... Ancak bu Osmanlıca dönemi, dilin en süslü olduğu ama halkla bağının en zayıf olduğu zaman dilimi. ​Kitap, bu ağırlaşmanın ardından dilimizin modernleşme savaşını anlatıyor. Aydınlar, "Konuştuğumuz gibi yazacağız!" diyerek "Yeni Lisan" hareketini başlatıyorlar. Ve tabii ki, zirve nokta: Cumhuriyet ve Harf Devrimi! 1928'de Latin harflerine geçişin sadece alfabe değişimi olmadığını, aynı zamanda toplumun okuryazarlığını patlatan bir kültür devrimi olduğunu çok güzel açıklıyor. Ardından kurulan TDK ile dilimizin "öz Türkçeleştirme" macerasını okuyorsunuz. (Okul, öğretmen, yasa gibi kelimelerin nasıl üretildiğini öğrenmek gerçekten ufuk açıcı.) ​Şimdi gelelim kitaba dair eleştiriye: Kitap, genellikle edebi dili ve devletin dilini (Orhun, Divan, TDK) merkeze alıyor. Ancak Anadolu'nun
Türkçe'nin Tarihiİbrahim Hakan Karataş · Ketebe Yayınevi · 20252 okunma
Reklam

Hal i Seyran

, bir kitap okudu
Puan vermedi·320 syf.··
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 12:37
·
2025 2. kitabı
İbrahim Hakan Karataş
0/10 · 2 okunma
Ruknettinin Kalbi İçin Kehanetler
Ruknettin'in aynalarda ağladığı kadar var. Bir mevsimin kıyısından tutarsan Ruknettin Kurak ovalara yağmurlar yağar, Ayak bileklerinden kavrarsan bir harfi, Kalbin şiir olup vadilerini sular. Senin de vadilerin vardır Ruknettin! Kehanetler kurarsın, yağmalarsın kendini. Kurtarıp o yangında ilk önce kalbini. Niyedir, aynalarda azalır sesin. Doktorum, ben bu kalbimi sarınır örtünürüm. Kış gecelerinde onu yakar ısınırım. Geldim işte, tam da dediğin gibi oldu. Kalbim bir otelin bodrum katında vuruldu. Bana bilmediğim dillerden şiirler okundu. Ben bu kalbi, bu coğrafyadan kaçırmalıydım. Hep böyle midir? Kalbin hep böyle yavaş mıdır Ruknettin? Aynalar sana bir savaş mıdır Ruknettin? Yârin dudaklarından trenler geçer de Kalbiyin istasyonunda durmaz mı? Sen hiç satrançta yenilmez misin. Atına binip hep gider misin Ruknettin. Bilmez misin atından ayrı düşen bir vezir Zehir gibi çoğaltır kanında yalnızlığı Ve nihayet şahlar da aynalardan geçer. Bir sen mi kalırsın bu rüyada Ruknettin. Herhalde hep böyledir. Şu kapıdan buyurun, az ilerisi benim kalbim. Benim kalbim bir ıslahevidir doktor. Yetim bir çocuk durmadan azarlanır içinde.
Dilin iletişim görevinin yanı sıra mühim vazifelerden biri de "kültür aktarımı"dır.Kelime kökeni itibariyle Latince "colere" kelimesinden türeyen "culture","ekin ekmek ,işlemek " anlamı kazanarak "toplumların birikimli uygarlığı"haline gelmiştir.
Sayfa 174·Kitabı okudu
Dil aileleri tasnifi; 1.Hint-Avrupa ,2.Hami -Sami ,3.Çin-Tibet,4.Bantu,5.Altay,6.Kafkas,7.Ural,8.Avusturonezya,9.Yerli Amerika Dilleri biçimin de yapılır . Türkçe'nin tarihi dönemleri şöyledir : 1.Altay , 2.En Eski Türkçe,3.İlk Türkçe ,4.Eski Türkçe, 5.Orta Türkçe ,6.Yeni Türkçe,7.Modern Türkçe. Türkçe SOV,yani özne -tümleç-yüklem dilidir . Türkler yaygın olarak Köktürk,Uygur,Arap,Latin ve Kiril alfabelerini kullanmıştır.
Reklam