"Türkçenin köklü tarihî serüveni, yalnızca bir dilin değil; aynı zamanda bir milletin düşünme, ifade etme ve dünyayı anlamlandırma biçiminin izlerini taşır."
Lev Tolstoy’un Anna Karenina'sı, bir aşk hikayesi olmanın çok ötesinde, "Bütün mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır" düsturundan hareketle, toplumsal ahlakın ve bireysel arzunun çatışmasını deşen bir Rus ruh çözümlemesidir.
Romanın merkezindeki Anna'nın trajedisi, evlilik kurumunun riyakârlığına karşı yükselen saf bir tutkunun acımasızca ezilişidir. Toplum, onu kınarken, eşi Karenin’e atfettiği o acımasız hakikati fısıldar gibidir: "Saygıyı, sevginin olması gereken yerdeki boşluğu saklamak için uydurmuşlar." Bu boşluk, Anna’yı Vronski’ye iterken, aynı boşluk onu toplumdan soyutlar ve bu, derin bir umutsuzluğa dönüşür: "Kuşkulandığım zamanlar benim için zordu, ama şimdikinden daha kolay geliyordu. Kuşkulandığım sıralar bir umut vardı; ama artık umut yok..."
Anna’nın ahlaki çöküşüne paralel ilerleyen Levin'in inanç ve anlam arayışı ise esere felsefi bir derinlik katar. Levin’in karakterinde hayatın zıtlıklarla var olduğu gerçeği yankılanır: "Bütün çeşitlilik, bütün cazibe ve hayatın bütün güzelliği ışıktan ve gölgeden oluşur."
Tolstoy, bu iki ana öyküyü ustalıkla örerek, hayatın tüm karmaşıklığını ve çelişkisini gözler önüne serer. Anna Karenina, aşkın ve hayatın sadece başlangıçta değil, varoluşun her anında kendini kanıtlaması gereken o karmaşık, bitmek bilmez süreci yansıtan, "Vakit vardır, bütün bir ayını bir meteliğe verirsin; vakit vardır, yarım saatine paha biçemezsin..." dediğimiz o ebedi zamanın edebi izdüşümüdür.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
"Çevresini saran koşulların karmaşıklığını en küçük ayrıntılarına kadar bilen her insan ,ister istemez bu koşulların karmaşıklığının ve bunlara açıklık getirme zorluğunun sadece kendisinin kişisel , rastlantısal bir özelliği olduğunu sanır ve başkalarının da tıpkı kendisi gibi karmaşık kişisel sorunlarla kuşatılmış olduğunu hiç aklına getirmez ."