Toplum en çok, yaralı insanların etrafta açtığı yeni yaralardan muzdarip. O yüzden 'iyi'leşmekle, bir hayat görgüsü edinmekle ve gelişmekle derdi olmalı insanın.
Oysa sıradan bir kahve makinası dahi kullanılırken dikkat edilmesi gereken bir dizi kural varken, küçük bir alem olarak yaratılan insanın başıboş gönderilmiş olması, ona bir kılavuz yollanmamış olması düşünülebilir mi?
Çünkü kendimizi yargıladığmızda, otomatik olarak, başkalarını da yargılarız. Ve başkalarına yaptığımız şeyi kendimize de yaparız. Dünya içsel benliğimizin bir aynasıdır. Biz kendimizi kabul edebildiğimizde ve bağışlayabildiğimizde, otomatik olarak başkalarını da kabul eder ve bağışlarız. Bu benim için öğrenilmesi zor bir dersti.