'Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışın.' Müslümanın hayatını yönlendiren, onu ifrattan ve tefritten koruyan böyle bir düsturdur.
Eyvâh aldandık!.. Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik. Evet, şu güzerân-ı hayat bir uykudur, bir rüyâ gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar, gider.
İhtiyaç dairesi, nazar dairesi kadar büyüktür, geniştir.
Hattâ hayal nereye gitse ihtiyaç dairesi dahi oraya gider. Orada da hâcet vardır. Belki her ne ki elde yok, ihtiyaçta vardır. Elde olmayan, ihtiyaçta vardır. Elde bulunmayan ise, hadsizdir.
Hem kendini başıboş zannetme! Zira, şu misafirhâne-i dünyada, nazar-ı hikmetle baksan hiçbir şeyi nizamsız, gayesiz göremezsin. Nasıl sen nizamsız, gayesiz kalabilirsin?