Önüne kesin bir hedef koyan her insan gibi, daha canlı ve hatta daha azimli biri olup çıkıvermişti; ne istediğini ve bunun için neler yapması gerektiğini biliyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Artık öyle bir noktaya geldik
ki, insanlar şahıslarına yöneltilen bir suçlamayı,
mensubu oldukları topluluğun tümüne yöneltilen
bir saldırı olarak değerlendiriyor.
Yufit, intihar düşüncesinin bir aidiyet ve bağlanma duygusunu geliştiremeyen kimselerde daha sık gözlemlendiğini dile getirmektedir. Kişi kendi iç dünyasıyla duygularıyla irtibatını kesmek suretiyle de aidiyet hissini yitirebilir.
İntiharın acı veren bir ikilemden kaçış olarak görüleceği nokta burasıdır. Kişi bir "şah-mat" durumuyla karşı karşıya olduğunu, bir çıkış yolu olmadığını düşünür. Bu algı daralmasına çaresizlik ve ümitsizlik duyguları eşlik eder. Bu duygular kişinin başa çıkma enerjisini daha da tüketir, onun yakın ve uzak gelecek algısını yok eder, hayatın anlamını yitirdiğini kişiye telkin ederler. Kişi ya depresyon limanına sığınır ya da ruhsal ızdıraptan ölüm yoluyla kurtulmayı ister.