Ruhun Labirentleri

10,0/10  (2 Oy) · 
18 okunma  · 
3 beğeni  · 
819 gösterim
"Bir medeniyetin mirasçılarıyız ve elbette hem Doğu'ya hem de Batı'ya söyleyecek sözümüz var. Ama bu sözü hınç ile söylemekten imtina ederiz. Kültürlerin birbiri içine aktığı bir çağda, 'biz,' esmerliğimizden utanmadan, fakirliğin sırtımıza bindirdiği yükten yüksünmeden dünyaya 'iyi şeyler' söyleyebiliriz, söylemeliyiz. Pergelin bir ayağını yaşadığımız medeniyetin kalbinde tutarak diğer ayağıyla dünyayı dolaşabiliriz. Değil mi ki kalbimiz vardır, insanlığa söyleyecek bir son sözümüz de vardır."

Kemal Sayar, psikiyatri-merkezli okumalar eşliğinde, 'ruhun labirentleri'nde 'bilgi'den 'hikmet'e uzanan bir yolculuğa çıkarıyor okuyucuyu. İnsan sayfalar arasında ilerledikçe görüyor ki Ruhun Labirentleri'nde yorulmaya değiyor...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2013
  • Sayfa Sayısı:
    192
  • ISBN:
    9786050812800
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 14 Alıntı

İnsan seçim yapan varlıktır. Hazreti Âdem de bir seçim yapmıştı. Seçmek hür iradenin imtihanıdır. Kişi karar vermek suretiyle imkânların sınırlılığıyla yüzyüze gelir ve dünyadaki varlığının biricik olduğu efsanesi sarsılır.

Ruhun Labirentleri, Kemal Sayar (Sayfa 19)Ruhun Labirentleri, Kemal Sayar (Sayfa 19)

Yoksul aile çocuklarının televizyon ekranlarından kendilerine yansıyan ışıltılı dünya ile dışarıdaki dünyanın ezici gerçekliği arasındaki uyuşmazlığı farketmeleri hayal kırıklığı ve öfke uyandırmaktadır.

Ruhun Labirentleri, Kemal Sayar (Sayfa 94)Ruhun Labirentleri, Kemal Sayar (Sayfa 94)

Bilgi ve eğitimin hızlı yayılmasının yan tesirlerinden birisi de, geçmişte pek çok kişi için sığınak olan, erdemli davranışı ödüllendiren geleneksel toplum kurumlarının çağdaş dünyada bir ilham ve gıda kaynağı olarak tarihî güçlerini yitirmeleridir. Geniş ailenin dağılması, tek ebeveynli ailelerin çoğalması ve çocuk sayısında görülen düşüş aileleri yalnızlaştırmakta, akrabalık ilişkilerinin onarıcı etkisini sıfırlamaktadır.

Ruhun Labirentleri, Kemal Sayar (Sayfa 94)Ruhun Labirentleri, Kemal Sayar (Sayfa 94)

Hüsrev eserin bir yerinde annesine isyan eder: "Anne, beni nasıl doğurdun? Siz analar dünyaya bir evlat getirirken düşünmez misiniz? (...)Onu yeryüzüne ne cesaretle çıkarır, yeryüzünün meseleleriyle nasıl karşı karşıya bırakırsınız? Beş yaşında bir çocuğu yılanlı kuyuya sarkıtsanız daha az korkar. Bizi dünyaya getiren sizsiniz. Bu kudrete mâliksiniz de imdadımıza niçin gelmiyorsunuz?" Bu satırlardan ana rahmine dönüş yolundaki o bilinçdışı istek okunabilir. Hüsrev dünyada evinde değildir ve ana rahmindeki tekinliği aramaktadır, o yüzden annesine sitem eder.

Ruhun Labirentleri, Kemal Sayar (Sayfa 29)Ruhun Labirentleri, Kemal Sayar (Sayfa 29)

Aşkın Diyalektiği
Vuslat bir imtihandır. Aşkın mihenge vurulduğu yerdir orası. Kim ki sevdiğinden vuslatla uzaklaşır, o zaten bir yanılsamaya tutunmuş demektir. Vuslatladır ki, romantik aşkın efsunu bozulur: Artık kendi narsistik arzularımızı yansıttığımız bir kendilik nesnesi değildir karşımızdaki, hata ve günahlarına, etten kemikten ve ruhtan bir varlıktır.

Ruhun Labirentleri, Kemal SayarRuhun Labirentleri, Kemal Sayar

Melekleri ürkütmek
Ölümle yapılan muhasebe, derin bir nefis murakabesi eşliğinde, Hüsrev'i yaratıcısına götürür. Ontolojik emniyetsizlik şifasını Tanrıya teslimiyette, insan olarak sınır ve kısıtlamalarını kabul etmekte bulur. Hüsrev o alana adım atmakladır ki, cinnetin de eşiğinden döner; olaylardaki akışı, o akış üzerinde daha yüksek bir iradenin tesiri bulunduğunu kabullenir.

Ruhun Labirentleri, Kemal Sayar (Sayfa 33)Ruhun Labirentleri, Kemal Sayar (Sayfa 33)

Biz Türkiye'yi yurt bellemiş olan insanlar, adlarımız Mehmet, Ahmet olduğu için acı çekiyoruz bugün. Yine de, çektiğimiz acılar, bundan çok daha fazlasına sinelerini siper etmiş olan büyüklerimizin, atalarımızın çektikleri yanında bir hiç.

Ruhun Labirentleri, Kemal Sayar (Sayfa 151)Ruhun Labirentleri, Kemal Sayar (Sayfa 151)

Büyük dinlerin hepsinde ve özelde İslam'da, insan hemcinsleriyle çatışan değil kader birliği yapan, ilişki içinde bir özne olarak değerlendirilir. Bu ifade sadece ilişkilerin insan için önemli olduğunu dile getirmez, aynı zamanda ilişkilerin insanın doğasını tanımlayıcı olduğunu da söyler. 'İlişki içindeki varlık' olarak insan, bazı toplumsal sorumluluklarla yükümlüdür: yardımlaşma, fedakarlık, diğergâmlık gibi...

Ruhun Labirentleri, Kemal Sayar (Sayfa 157)Ruhun Labirentleri, Kemal Sayar (Sayfa 157)

Aşkın Diyalektiği
Bir gün halife, Leyla'yı çağırır ve onu gördükten sonra şaşkınlıkla şöyle der: "Sen o musun ki, Mecnun senin derdinden çöllere düştü! Sen başka güzellerden daha güzel değilsin."
"Sus." der Leyla, "Çünkü sen Mecnun değilsin!"

Ruhun Labirentleri, Kemal SayarRuhun Labirentleri, Kemal Sayar
2 /