“İnsanlar...” dedim fısıldayarak.“Taşırlar insanları.Kundaktayken,tabuttayken.Hep taşıyacak birileri olur.Bazıları dostluktan,bazıları cepteki paradan,bazıları da içinde bulundukları sistem bir gün onlara da taşınma sırasının geleceğini söylediği için,taşırlar insanı...”
“Dirileri ölülerden ayıran sınırı andıran bu hattın bir adım ötesi bilinmezlik,acı ve ölümdür.Orada ne var?Kim var?Şu alanın,şu ağacın,güneşin ışıttığı şu damın ötesinde ne var?Kimse bilmez,ama herkes bilmek ister;bu hattı aşmak korkunçtur ama insan onu aşmak ister ve bilir ki er ya da geç onu aşmak,hattın öte tarafında ne var,bunu öğrenmesi gerekecek;ölümün öte tarafında ne var,bunu öğrenmek zorunluluğu gibi tıpkı bunu da.”