Sistem insanı şekillendiriyor, bazen törpülüyor, bazen de donuklaştırıyor. Sürekli yetişme baskısı, sınavlar, ödevler, zorunluluklar içinde insanın zihni kendini korumak için en kolay yolu seçiyor: Ezberlemek, hızlıca tüketmek, bir sonrakine geçmek. Yaratıcılık ise zaman, özgürlük ve içsel keşif istiyor.
Üç yıl önce yazdığım bir yazımı okudum dün ve cümlelerimin kalitesine çok şaşırdım. O zaman diliminde daha özgür ve derin düşünebiliyormuşum. Şimdi ise kelimeler yerine veriler, yorumlar yerine zorunluluklar zihnimi doldurmuş. Üzüldüm ve o zihnimi çok özledim...