Aşıklar Sultanı, bilhassa gençlere seslenerek:
-Ne mutlu o kişiye ki gençlik çağını ganimet bilir de Allaha borcunu öder.»
Kudretli olduğu günlerde... sıhhatli, güçlü, kuvvetli bulunduğu zamanlar bu işi başarır.
Çünkü gençlik çağı, yemyeşil, terütaze bir bahçe gibi esirgemeksizin meyvalar verir.
-Cenabı Mevlâna, en büyük tad ve zevki Allaha ibadet ve onu zikir mihrabında bulmuştur. İbadet, ruhun gıdası, canın safası, kalbin cilası ve gönlün Cenabı Hakk'a rabıtasıdır. Allaha kulluk ve onu zikretmek, öyle bir nimet-i azimdir ki: nefis şeytanı, o nimetten, o mânevi lokmadan yemedikçe nasıl müslüman olur?
-Dünyanın naz ve naimine sabredemeyenler, sizi vuslata götüren bu ibadet ve zikrin mahrumiyetine nasıl sabrediyorsunuz?
Balık sudan ayrı yaşar mı? der