Belki yeni bir uyanışın sonrasında, şimdi yaşadıklarımız için
gerçek gibiydi diyeceğiz. Dünya sürgününü tamamlayıp aslımıza
döndüğümüzde, bu hayatta ne kadar kaldığımız sorulacak ve
birkaç gün, cevabını vereceğiz. Hayatı bu dünyadan ibaret görmek bütün acıların şiddetini artrıyor.
Firdevs'le ben, bir kış sabahı donmamak için birbirine sokulan, iyice yakınlaşınca sivri okları yüzünden canları yanıp tekrar
uzaklaşan, soğuktan donmakla, okların acısına katlanmak arasında güvenli bir yer arayan kirpiler gibiydik. Umutsuzluklar,acılar, çaresizlikler, boşluklar içinde birbirimize çarpıp savruluyorduk.
Bazı insanlar farknda olmadan çıkışsızlığa, karamsarlığa müptela oluyorlar ve karanlıkta saklanıyorlar.
Kalan son güçlerini o karanlık sığınakta tüketiyorlar ve birileri oradan çekip çkarmak için ellerini uzattklarında adım atacak mecalleri kalmıyor.
Utanarak söylüyorum ki ben de O insanlardan biriydim; korkaklığım yüzünden çaresizliğe bağımlı oldum. Kavga etmek, yüzleşmek,arayışlara yönelmek ve nihayet yola koyulmak yerine,karanlığa hapsolmayı tercih ettim.Beni tanıyanlar küçümsemesinler diye acılarımın ve acizliğimin büyüklüğünü ispatlamaya uğraşıyordum.