Hıristiyan: Kudretinin büyüklüğü sayesinde Tanrının her yerde olduğundan şüphe etmeyen kişinin bu soruyla ilgilenmemesi gerekir. Nitekim bütün mekânlar dilediğini yapabileceği şekilde Ona sunulmuştur ve bizzat her yer ve tüm nesneler Onun eylemiyle ortaya çıkar ve düzenlenir. Şüphesiz O, zamanın başlangıcından önce olduğu gibi şimdi de bir mekânı olmayandır. Onun belli bir yerde olmadığı, aksine "Gökleri karışıyla ölçer" diye yazıldığı üzere gökler dâhil tüm yerleri kendi içinde barındırdığı söylenmelidir. Nitekim mutluluğu hiçbir şekilde azalmayan, artmayan veya değişmeyen ve her şeyden önce mekânı olmayan Tanrı, kendisi için değil bizim için mekânı meydana getirdi. Elbette ki daha önce olmadığı gibi Onun şimdi de bir mekânı yoktur ve Onun sonsuzluğu tümüyle basit ve gayrimaddi olarak mevcuttur. Dolayısıyla O, mekânsal olarak hiçbir yerde olmadığı, yani herhangi mekân ile sınırlanmadığı için eyleminin gücü sayesinde her yerde olduğu söylenir. Nitekim kendisinin varlığının olmadığı hiçbir yer mevcut olmadığından, zorunlu bir biçimde, zikrettiğim gibi kudretinin büyüklüğü ile her yerde olan Tanrı, orada ne dilerse o olur. Bu sebeple Tanrı, peygamberi aracılığıyla "Yeri göğü doldurmuyor muyum?" diye söyler. Ayrıca Mezmurlar'da Tanrının öfkelendiğinde insanın kaçabileceği hiçbir yer olmadığı düşünülerek "Nereye gidebilirim senin Ruhundan, nereye kaçabilirim huzurundan? Göklere çıksam, oradasın, ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın." diye yazılmıştır. Her şeyin bir Tanrı tarafından meydana getirilmesi ve düzenlenmesi gerektiğinden, Onun eylem ve düzenleme gücü sayesinde her mekânda olduğu söylenir. Bununla birlikte Onun tüm mekânı kuşattığı da ileri sürülür. Yani O olmadan veya Onun düzenlemesi olmadan hiçbir şey mevcut olamaz.