Muhammed Salih Karagöz

Muhammed Salih Karagöz
@Muhammed_Salih_Karagoz
Çukurova Üniversitesi Elektrik-Elektronik Müh.
Hıristiyan: Tanrı nerededir
Hıristiyan: Kudretinin büyüklüğü sayesinde Tanrının her yerde olduğundan şüphe etmeyen kişinin bu soruyla ilgilenmemesi gerekir. Nitekim bütün mekânlar dilediğini yapabileceği şekilde Ona sunulmuştur ve bizzat her yer ve tüm nesneler Onun eylemiyle ortaya çıkar ve düzenlenir. Şüphesiz O, zamanın başlangıcından önce olduğu gibi şimdi de bir mekânı olmayandır. Onun belli bir yerde olmadığı, aksine "Gökleri karışıyla ölçer" diye yazıldığı üzere gökler dâhil tüm yerleri kendi içinde barındırdığı söylenmelidir. Nitekim mutluluğu hiçbir şekilde azalmayan, artmayan veya değişmeyen ve her şeyden önce mekânı olmayan Tanrı, kendisi için değil bizim için mekânı meydana getirdi. Elbette ki daha önce olmadığı gibi Onun şimdi de bir mekânı yoktur ve Onun sonsuzluğu tümüyle basit ve gayrimaddi olarak mevcuttur. Dolayısıyla O, mekânsal olarak hiçbir yerde olmadığı, yani herhangi mekân ile sınırlanmadığı için eyleminin gücü sayesinde her yerde olduğu söylenir. Nitekim kendisinin varlığının olmadığı hiçbir yer mevcut olmadığından, zorunlu bir biçimde, zikrettiğim gibi kudretinin büyüklüğü ile her yerde olan Tanrı, orada ne dilerse o olur. Bu sebeple Tanrı, peygamberi aracılığıyla "Yeri göğü doldurmuyor muyum?" diye söyler. Ayrıca Mezmurlar'da Tanrının öfkelendiğinde insanın kaçabileceği hiçbir yer olmadığı düşünülerek "Nereye gidebilirim senin Ruhundan, nereye kaçabilirim huzurundan? Göklere çıksam, oradasın, ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın." diye yazılmıştır. Her şeyin bir Tanrı tarafından meydana getirilmesi ve düzenlenmesi gerektiğinden, Onun eylem ve düzenleme gücü sayesinde her mekânda olduğu söylenir. Bununla birlikte Onun tüm mekânı kuşattığı da ileri sürülür. Yani O olmadan veya Onun düzenlemesi olmadan hiçbir şey mevcut olamaz.
Sayfa 115·Kitabı okuyor
Din
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Filozof: Yahudilerin akılsızlığı
Bununla ilgili kendi öğretmeninizin yad ettiği gibi: "Yahudiler işaret, Yunanlar ise bilgelik arar." Hakikaten, hayvani ve şehevi duygulara sahip Yahudiler, akıl yürütme yapabilecekleri hiçbir felsefeyi özümsemediklerinden, şeytanın onları yanıltabileceğini düşünmeden, güya Tanrının yapmış olduğu sonradan oluşturulmuş geleneklerdeki mucizelere iman ederler.
Sayfa 70·Kitabı okuyor
Din
Filozof: Yahudilikte kirlilik
Günahlarla kirlenen insanların arındırılma geleneği söz konusu olduğunda, bir kadının sırf doğurduğu için günah işlediğine, doğumunun ardından kurban kesilerek temizlendiğine ve İsrail'de hiç tohum bırakmayan kadının lânetli olduğuna hükmetmiyor musunuz? Peki ya, meni akıntısı olan bir erkek hangi günahları işlemektedir? Yasa bunun öylesine tiksinti verici olduğuna hükmetmektedir ki, akıntısı olan adamın içinde uyuduğu bütün döşekler ve oturduğu yerler kirli sayılmakta ve hattâ dokunduğu toprak kap parçalanmalı, tahta kap ise suyla çalkalanmalıdır. Kim onun yatağına dokunursa, giysilerini yıkayacak ve kendisi de yıkanacaktır. Ayrıca kadın da doğal olarak meydana gelen âdet kanamasında o kadar kirli kabul edilmektedir ki, tıpkı meni akıntısı olan bir erkekte olduğu gibi, uyuduğu veya oturduğu şey bile onlara dokunduğu için kirli kabul edilir. Şimdi size soruyorum, birisi dokunduğu için bir yatağın bile pislenmesinin ruhun kötü olmasıyla ne ilgisi var?
Sayfa 62·Kitabı okuyor
Din
Yahudi: ceza olarak sünnet
Ayrıca, insanın günahkârlığının ilk atalarımız ile başladığını ve keza Tanrının kadına “ağrı çekerek doğum yapacaksın." sözünü buyurduğu üzere kadına verilen ceza hükmünü düşünürseniz, erkeğin özellikle cinsel organı vasıtasıyla bu günahın parçası olduğunu ve bu şekilde, kendi günahı dolayısıyla cennetten bu hayatın sıkıntılarına atılan [Adem'in], dünya sürgününde ölecek çocukları döllediği vücudun bu parçasına uygun şekilde cezalandırıldığını göreceksiniz. Zira kadın doğrudan hamile kaldığı ve doğum yaptığı vücudunun o kısmı vasıtasıyla acı çekmektedir. O, bir çocuğa gebe kalırken aldığı şehvanî hazdan dolayı doğumunda cezalandırır ve işlediği günah sebebiyle cezasını öder.
Sayfa 46·Kitabı okuyor
Din
Yahudi: sünnetin sebebi
İnsanlar arasındaki en büyük yakınlık çoğunlukla evlilik bağıyla veya aynı sofrayı paylaşmakla sağlanır. Bu yüzden Tanrı özellikle bunları ortadan kaldırmak için bize sünnet olmamızı emretti ve lezzetli yiyecekler yememizi yasakladı. Nitekim sünnet putperestler için öylesine tiksinti verici olarak görülür ki, onların kadınlarına ilgi duysaydık, hiçbiri bizimle ilgilenmezlerdi. Zira onlar vücudun bu kısmının ucunu kesmeyi çok utanç verici bir şey olarak görüyor ve sanki putperestlikle ilgiliymiş gibi bu tanrısal kutsanma işaretinden nefret ediyorlar. Bu durum bir yana, söz konusu meselede bize rıza gösterseler bile, bu özel işaret sayesinde Tanrıya mukaddes kılınan vücudumuzun bu kısmını putperest kadınların utancıyla birleştirmekten tiksiniriz.
Sayfa 43·Kitabı okuyor
Din