Doğru, sığır çobanıyım ama kasap olmadığıma da memnunum. Sürülerimi yeşil çayırlara götürürüm, onları hiç çorak topraklarda otlatmadım. Berrak kaynaklarda sularım onları, zehirli kuyudan su içirmem. Akşam, güven içinde ahırlarına yerleştiririm, vadideki kurtlara yem etmem. İşte böyle güderim hayvanları, eğer sen de benim gibi gütseydin insanları, sen bu muhteşem konakta Neron gibi yaşarken, harap barakalarda yoksulluğun çilesini çekmezlerdi.
Cahil uluslar yetenekli insanlarını yakalayıp tiranları haline getirirler. Tiranın yönettiği ülke, halkı köleliğin boyunduruğundan kurtarmak isteyen insanları infaz eder.
Lübnan’da zengin adam sarayında gururla oturur ve kalabalıklara, “Sultan beni kralınız olarak atadı, “diye bağırır. Rahip Sunakta dikilir, “Tanrı beni ruhlarınızın çobanı olarak atadı,” der. Lübnanlılar susarlar çünkü dilsizdir ölüler.