Muhammed Metehan Yüksel

Muhammed Metehan Yüksel
@Muhammedmetehan
Seni Seviyorum Allah'ım
Reklam
ÜVEYSLERİN ZİKİRDE YAŞADIKLARI
Kutay Zikre ilk başladığım zamanlardı. Sabah namazına oldukça zor kalkıyordum. Birgün ezan okunuyordu kalktım ama beni kalkmam için dürttüklerini hissettim. Elleriyle melekler itekliyordu. “Cennet ehli sabah namazına kalktı. Kalk, kalk” dediler. Daha sonralarda Rabbim bu aciz kuluna Kutay ismini verdi. Benim bir hastalığım vardı. Boynumda düzleşme vardı. Normalde insanın boynundaki “C” gibi bir kemik var. Bendeki bu kemik zamanla gerile gerile düz bir hâl almıştı ve sinirleri çok geriyordu. Sürekli baş ağrısı çekiyordum ve biraz da dengesizlik oluyordu. Bunun tıpta bir çaresi yok. Düzleşmiş ve boynun içindeki kemiği dünyadaki hiçbir teknoloji “C” haline tekrar getiremez. Hamdolsun Rabbimden daha önce rüyamda müjdesini almıştık. Zamanla geçecek denmişti ve belli bir zaman verilmişti. Rabbim ameliyat etti. Ol dedi ve geçti Allah’ın izniyle. Şimdi çok rahatım, ne ağrım kaldı ne sızım. Rabbime hamdolsun. Askerden ilk geldiğimde henüz öğretmenimi bilmiyordum acaba kim diye merak ediyordum. Bir gün namazımı kılarken öğretmenim Hz. Ebubekir olduğunu hissettim ama kesin emin olamadım. Daha sonra rüyamda Hz. Ebubekir olduğu söylendi ve zamanla yeni öğretmenlerim verildi. Rabbim öğretmenlerimden razı olsun. 09.03.2015 günü üzüntümden ve sıkıntılarımdan dolayı çok ağladım. Kendi iradem dışında ağzımdan şu kelimeler çıktı. Abdest alıyorken ''Allah'' dedim ve daha sonrada ''İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.'' İnternet'den mealine baktığımda Bakara 156. Ayetinde Rabbimiz mealen şöyle buyuruyor: “Başlarına bir musibet geldiğinde biz Allah'a aitiz ve sonunda ona döneceğiz derler” 08.03.2015 Pazar Sabahı zikrimi çekerken bir resim geldi gönlüme, biraz düşündüm resmi daha önce görmüştüm ama hatırlayamadım. Aynı gün Abdülhakim Arvasi Hazretlerini ziyaret etmek için yola çıktım. Otobüs
Sayfa 225·Kitabı okudu
Din
MUHARREM ÜVEYSİN YAŞADIKLARI
... Rabbim Seni geç tanıdım. Daha doğrusu Seni geç tanımaya başladım ama Rabbim çabuk kaybetmek istemem. Kaybetmekten kastım odur ki Allah’ımı sevmekten, sevmeyi unutmaktan sana hamd etmekten ve şükürden uzak kalmaktan korkarım. Rabbim verdiğin nimetlere, zenginliklere, zenginliğin en büyüğüne hamd olsun. Sana şükürler olsun. Biliyor ve iman ediyorum ki her şey sadece ve sadece Allah’ımın isteği ile gerçekleşir. O’nun istemediği hiçbir şey gerçekleşmez. Geçmişe dönüp baktığımda beni en çok üzenlerin başında Rabbimi anmadığım günler, aylar ve yıllar gelmektedir. Keşke yıllar önce zikir yapsaydım yani Rabbimi ansaydım. Ne olurdu biri beni uyarsaydı. Bu güzellikleri ne olurdu yıllar önce yaşasaydım. Ama imkânsız, kaderimde ne zaman olması gerekiyorsa o zaman gerçekleşecekti. Allah’ım beni sevmeseydi hiç zikrinde bulundurmasaydın halim nice olurdu. Benim kalbim temiz, ben iyi bir Müslümanım diye kendimi kandırıp Yaratanıma kulluktan uzak kalsaydım halim nice olurdu. Neyse… Beni geçmişteki yaptığım hata ve günahlar o kadar üzmemekte. Çünkü O Yüce Allah’ımız buyurur ki; “Denizdeki köpükler kadar günahın olsa tövbe et, seni bağışlarım.” diyor. O ne diyorsa doğrudur. O, ne isterse ne vaat ederse mutlaka olur. O’na zorluk mu var? O, Ol der hemencecik olur. ...
Sayfa 93·Kitabı okudu
Din
Reklam