2011 yılına kadar defalarca aramama rağmen İzmir-Ankara Ana yol üzerinde bu köyü bulamadım. Adı geçen yılda, hiç tanımadığım bir veli kulun kabrini ziyaretten dönerken, birden arkadaşlarıma “Dikkat edin ve korkmayın, şimdi bir şeyler olacak.” dedim. Birden arabanın altından sesler gelmeye başladı. Sanki büyük, sert bir plastik bidon altına sıkışmış gibi sesler gelmeye başladı. Araç yavaşladı ama sesler arttı. Bu sefer sanki aracın altından vuruluyormuş gibi sesler gelmeye başladı. Hepimiz merak ve heyecanla sonucu beklerken ben devamlı olarak arka arkaya İhlas Suresini okuyordum. Öyle bir an geldi ki; aracın alt kısmı sanki koptu kopacak şekilde sesler artınca ben de İhlas suresini okuyamaz olduğumda birden “Dur” dedim, durduk. Bir de ne göreyim 19 yıldır aradığım benzinlik tam ya- nımdaydı. Arkadaşlara durumu anlattım. Ben 19 yıl önce çocuklarımı aç bıraktığım için çok hızlı yol alacaktım. Başıma büyük bir bela gelecekmiş, beni bu beladan uzaklaştırmak için arabamın lambalarını söndürmüşler, laf anlamadığım için de lastiklerini patlatmışlar. Tabii ki bütün bunlar Allah’ın dilemesiyle gerçekleşmiş! Bunu gerçekleştirmeye de Mehmet Birgivi Hazretleri görevlendirilmiş. Gece yarısı benzinlikte “Oğul, anlasana senin gitmeni istemiyorlar.” diyen de oymuş.Bu benim ilk tayy-i mekânımmış. Benim irademin dışında Rabbimin dilemesi, lütfu ve Sultanın himmeti sonucunda ger- çekleşmiş. Dikkat ediniz henüz zikir ehli değildim! Bu köy, İzmir-Ankara yolundan 9 km. içeride! Bu köy yoluna niye gireyim ki! Buna, benden başka 4 kişi de şahitti. Araca bindiğimizde 5 km. devam eden seslerden (gürültüden) hiçbir eser yoktu! An- layınız! Bunları neden mi yazıyorum. Zikre başlamadan bu güzellikleri yaşadım.