Ümmügülsüm

Ümmügülsüm
@Muhayyilemce
||"Bazen gezegenimiz acaba evrenin tımarhanesi mi diye düşünmeden edemiyorum." -Goethe
" Almanya'daki kardeşlerimizin ölümden daha acı ıstıraplara maruz kaldıkları, haksız kanunlara boyun eğdikleri, zorla vaftiz edildikleri ve sürgüne uğratıldıkları bana anlatıldı. Onlar, bir yerdeki kötülüklerden kurtulmak için kaçarken daha beter kötülüklere yakalanıyorlar. Kardeşlerime karşı tepeden bakan bir halk tarafından çıkarılan uğultular duyuyorum. Onlara vurmak için kalkan eller görüyorum. Onlar, içerde ve dışarda eziyet çekiyorlar. Her gün, onların paralarını ellerinden almak için yeni şeyler icad ediliyor. Papazlar, benim talihsiz milletime beddualar ediyorlar.. Almanyanın kutsal cemaati kötü durumda ve düşkün. Kardeşlerim ve efendilerim ve siz hepiniz, arkadaşlarım. Fransa menşeli olan ve okullarında okuduğum Almanya'da doğan ben İsaac Sarfati, size bildiriyorum ki, TÜRKİYE, HİÇBİR ŞEYİN EKSİK OLMADIĞI BİR ÜLKE. HERKES, KENDİ İNCİR AĞACININ VE ASMASININ GÖLGESİNDE EMNİYET İÇİNDEN YAŞAYABİLİR. Hıristiyan ülkelerinde, şayet çocuklarınıza mavi ve kırmızı giydiriyorsanız, onların vücudunu darbelerle mavi ve kırmızıya döndürülme tehlikesine atıyorsunuz. Siz, yırtık elbiseler giymeye zorlanıyorsunuz. Sizin için haftanın günleri kadar; 'Şabat' ve bayram günleri de kapkaranlık. Sizin gücünüzden, ancak yabancılar yararlanıyor. Hazineleri olan Yahudilere hangi mutluluk var? Onlar, hazinelerini ancak kendi mutsuzluğu için muhafaza ediyorlar. Bir gün düşmanlar yeni bir şey icad edip onları ellerinizden alıyorlar. Siz onları kendinizin zannediyorsunuz; gerçekte onlar, onlara air. Onlar ne bilginlere ne ihtiyarlara iyi davranıyorlar. Altmış kere söz veriyor fakat sözlerinden dönmekte tereddüt etmiyorlar. ... Sizin tapınaklarınızı ve okullarınızı kapatıyorlar, niçin uyuyorsunuz? Ayağa kalkın ve bu lanetli ülkeyi terk edin. "
Sayfa 66·Kitabı okudu
Tarih
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İslâm hukukçuları, Ehli Ahd olan Gayrimüslimleri de üçe ayırmıştır. İslam ülkesinde, dinlerine bağlı kalarak yaşamayı kabul eden Gayrimüslimlere Zımmîler, Müslümanlarla barış antlaşması yapmış olanlara Muâhedler, herhangi bir sebepten dolayı İslâm ülkesinde geçici olarak kalmalarına izin verilmiş olanlara da Müste'menler denilmiştir.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Osmanlı Devletinin Gayrimüslimlerle ilgili tutumunda Türk Devlet geleneği ve daha önceki Müslüman idarecilerin uygulamaları esas alınmıştır. Bu uygulamalarda mutlaka Islami referansa yer verilmiştir. Osmanlı uygulamalarını anlayabilmek için İslamın Gayrimüslimlerle ilgili tutumunu bilmek gerekir.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Müslüman olan ve Müslüman olmayan ayrımı, Yahudilerin Medine şehir devleti Anayasanı ihlal etmeleri ve Islam devletinin, sınırlarını genişletip, Arap yarımadası, Suriye ve Irak'ın hakimiyetine alması ile ortaya çıkmıştır. Islam hukukçuları, Gayrimüslimleri, Ehl-i Harp ve Ehl-i Ahd olarak da ikiye ayırmıştır. Müslümanlarla savaş halinde bulunanları Ehli Harp veya Harbiler, Müslümanlarla barış halinde olan Gayrimüslimlere de Ehli Ahd denilmiştir.
Sayfa 14·Kitabı okudu
İslam ülkelerinde yaşayan Gayrimüslimlerin durum, İslam dininin yayılmasıyla netleşmeye başlamıştır. Hz. Muhammed'in kurduğu Medine şehir devletinin Anayasası sayabiliceğimiz ilk yazılı metinde, hukuki olarak Muslim Gayrimüslim ayrımı yapılmamıştır. Bu ilk yazılı metinde, Yahudiler ve müslümanlar bir topluluk kabul edilmiş ve " Yahudilerin dinleri kendilerine, Müslümanların dinleri kendilerinedir. " maddesi yer almıştır. Ancak, bu metind, üzerinde ihtilaf edilecek konularda Allah'ın ve Hz. Muhammed'in hakem tayin edileceği maddesinin konulması, Müslümanların üstünlüğünü ifade etmektedir.
Sayfa 14·Kitabı okudu