Hikmet ehlinden biri, yedi kelimelik şey öğrenmek için 700 fersah yol giderek bir bilginin yanına vardı. Ona, "Allah'ın [celle celâluhû] sana lutfetmiş olduğu ilimden istifade etmek için yanına geldim; sizden şunları öğrenmek istiyorum" dedi ve şu soruları sordu:
1. Göklerden daha ağır,
2. Yeryüzünden daha geniş,
3. Kayadan daha sert,
4. Ateşten daha yakıcı,
5. Zemheriden
daha soğuk,
6. Denizlerden daha zengin ve engin,
7. Yetimden daha perişan olan şeyler nelerdir?
Hikmet ehli ona şu cevabı verdi:
1. Suçsuz birine iftira etmek, göklerden daha ağırdır.
2. Hak, yeryüzünden daha geniştir.
3. Kâfirin kalbi, kayadan daha serttir.
4. Hırs ve haset, ateşten daha yakıcıdır.
5. Yakınına ihtiyacını bildirdiğin halde onun ilgisiz kalması, zemheriden daha soğuktur.
6. Kanaat sahibi olan kalp, denizlerden daha zengin ve engindir.
7. İç yüzü ortaya çıkan dedikoducunun hali, yetimden daha perişandır.
Adamın biri Hasan-ı Basrî'ye [rahmetullahi aleyh], "Falanca senin gıybetini yaptı" dedi. Bunun üzerine o gıybet edene bir tabak taze hurma göndererek, "İşittiğime göre, sevaplarından bana hediye etmişsin. Buna karşılık ben de sana bu hurmayı hediye gönderdim. Ama kusuruma bakma, senin hediyen kadar kıymetli bir şey gönderemedim" demiştir.
- Dil, cüssesi küçük , ancak itaati ve günahı büyük bir organdır.
- Dil, hayırda da şerde de geniş bir alana sahiptir.
- Dilin tehlikesi büyüktür. Onun tehlikesinden ancak susarak kurtulmak mümkündür. Bundan dolayı yüce dinimiz, susmayı övmüş ve teşvik etmiştir.