Hiçbir Tanrı, genel olarak hiçbir varlık, ben şu sanıdayım ki, eğer hasetçi değilse benim ne güçsüzlüğümden, ne de mutsuzluğumdan haz duyar, ya da göz yaşları, hıçkırıklar ve korkunun benim için iyi olacağını düşünür; tersine, duyduğumuz sevinç ne kadar büyükse, yükseldiğimiz yetkinlik hali o kadar
büyüktür, yani tanrısal tabiata o kadar karışırız. Bunun için bilge kişi yiyerek ve içerek kendi bedenini besleyecek ve kuvvetlendirecektir; nitekim kokuları, çiçekleri, musikiyi, zevkle yapılmış elbiseleri, beden egzersizlerini ve gösterileri sevecektir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Jean-Paul Sartre’nin röportajlarından oluşan bu kısa kitap, dönemin siyasi atmosferini anlatırken siyasi bi bakış açısı kazanımı kattı bana.
Sartre, o dönemin Fransa’sını ele alırken tam bir aydın gibi davranmış.
Kitabın beni en çok etkileyen kısmı, son bölümlerdeki kişisel cevapları oldu. Özellikle “sabit bir kimliğinin olmaması” konusundaki düşüncesi ve buna şükretmesi çok etkiledi beni.
“Çok şükür ki değişiyor ve gelişiyoruz” dediği yerde ben de şükürler olsun dedim … Jean-Paul SartreKomünistler Devrimden Korkuyor