Mademki bir gün ten bir hiçliğe bürünecek ve mademki hüküm çoktan verilmiş; o halde dilin ucunda asılı duran hayatı, gitmeden önce derin bir çığlıkla ya da en saf sevgiyle haykırmak gerekir.
Yarın toprağa karışacak bir bedenin telaşıyla yaşıyoruz; oysa hayat, bir kelimenin sıcaklığı kadar kısa ve bir veda busesi kadar dilin ucunda savunmasız
Hükmün kesin olduğu bir tiyatroda, yarın tenimizi terk edecek bir gölgeden ibaretken; heybemizde biriktirdiğimiz tüm kavgalar, dudaklarımızın kenarında asılı duran o son nefese yenik düşecek.