Munkur

Munkur
@Munkur
Onun için her ikisinin (Mevlana ve Yunus Emre) gözünde de, dinleri, cinsleri ne olursa olsun bütün insanlar aynı Yaratan'ın yarattıkları olmaları sebebiyle birdir. Bu, merhum Sabahattin Eyüboğlu ve onu takip edenlerin iddia ettiği gibi, Tanrı'sız bir felsefeden kaynaklanan felsefi bir hümanizm değildir.
Sayfa 135
Reklam
Aslına bakılırsa, Türkiye gibi, kendi kültürünün tahlilini yaparak onunla hesaplaşmamış; bunu yapamadığı için öteki kültürlerle sağlıklı bir ilişki oluşturamamanın verdiği şaşkınlıkla taklit safhasından öteye geçemediği için henüz yaratıcılık vasfını harekete geçirmemiş; bu yüzden de yaşadığı dünyada kendisine bir yer edinmek için kararlı adımlar atmaktan uzak bir ülkede, bu tür konulara ve şahsiyetlere böyle birbiriyle taban tabana zıt bakış açılarıyla yaklaşmak bir anlamda tabiidir. Bu kültür ikilemi öyle görünüyor ki daha uzun zaman sürecektir.
Sayfa 104
Mısralarıyla belirttiği "Yaradan"a olan mistik aşkının tabii bir sonucu olan bu insan sevgisine, İslam'ın, tasavvufun ne demek olduğunu bilenlerin gerçek anlamıyla kavradıklarına şüphe yoktur. Dolayısıyla Yunus Emre'yi kitapsız, kıblesiz, Allahsız bir inancın adamı olarak yorumlamak yalnız onu iyi tanımamak değil, tarihi de bilmemek olur.
Sayfa 104
Fakat şu kadarını söyleyebiliriz ki, mevcut kaynaklar çerçevesinde bile, Türklerin İslam'a geçiş sürecinin milliyetçi muhafazakar tarih tezinin ileri sürdüğü gibi olmadığı yani, Türklerin Müslüman olmadan önce de İslam'a çok yakın dini inançlara sahip oldukları,bu sebeple ona hiç yabancılık çekmeden ve direnmeden kolayca uyum sağladıkları şeklinde ki fikrin gerçeği yansıtmadığı, aksine bu sürecin, çok karmaşık siyasi,sosyo ekonomik ve kültürel birtakım şartlar dahilinde cereyan ettiği ortaya çıkmaktadır
Sayfa 82
Bu anlamıyla Türk Müslümanlığı, başka din ve inanç mensuplarına karşı takındığı tavırdan, kişisel hayata, ibadetlerin icrasından, dini bayramlara, toplumsal ahlaktan ferdi ahlaka, hatta temel İslami inançların yorumlarına varıncaya kadar üretilen birtakım kültür unsurları ve zihniyet biçimiyle Arap ve Fars müslümanlığından belli ölçüde ayrılır
Sayfa 79
Reklam