Munkur

Munkur
@Munkur
Güya Herzl’in Filistin’den toprak satılmasını istemesi üzerine II. Abdülhamid son derece sinirlenmiş ve Theodore Herzl’i huzurundan kovmuştur. İşte gerçek olmayan diğer efsanevi söylem de budur. Sultan II. Abdülhamid teşrifat kurallarım çok iyi bilen ve uygulayan bir Padişahtır. Dolayısı ile kendi davet ettiği bir misafirini huzurundan kovmaz. Üstelik onunla işi henüz bitmemiştir ve Herzl’den faydalanmayı düşünmektedir
Sayfa 180
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Theodore Herzl’in Filistin’den toprak satın alma tarzında bir talebi hiçbir şekilde gündeme getirmediği görülüyor. Dolayısı ile, daha önce de 1896 Newlinski görüşmesi vesilesiyle vurguladığımız efsanevi bir başka söylem daha yıkılmış oluyor. Bu nedir? Öteden beri söylenegelene itibar edecek olursak, ‘Theodore Herzl Sultan II. Abdülhamid’in huzuruna çıkıp Filistin’den Yahudilere toprak satmasını talep etmiştir’. Peki, aralarında böyle bir diyalog geçiyor mu? Hayır. Demek ki Herzl II. Abdülhamid’in huzurunda kesinlikle böyle bir talepte bulunmamış
Sayfa 179
Sultan sonra dedi ki: ‘Ben daima Yahudilerin dostu olmuşumdur, daima da öyle kalacağım. Gerçekten ben sadece Müslümanlara ve Yahudilere dayanmaktaydım. Diğer tebaam hakkında aynı emniyeti besliyorum diyemem’.
Sayfa 172
Bosna Hersek göçmenlerinden İstolcalı Mehmet Ali Paşa ailesinden olarak tanıtan dilekçe sahibi vatanseverliği ve Padişaha bağlığının bu bilgileri vermeye kendini sevk ettiğinden söz ederek bölgede yaşanan gelişmeleri şöyle anlatmaktadır: ‘Evvela Sevgili Padişahımız ve mukaddes vatanımız hakkında arzına cüret ettiğim şu ihbardan dolayı vuku bulacak kusurlarımdan affimı niyaz ederim. İkinci olarak, bu ihbar sebebiyle menfaatleri bozulacak Yahudilerin ve yerel memurların bana yönelecek kin ve düşmanlıklarından muhafaza için Padişahımızın merhametine sığınırım. Atalarım beş yüz seneden fazla Bosna Hersek’te Osmanlı idaresi altında hayatlarından emin olarak asayiş içinde yaşadılar. Şu anda ise Padişahımızın merhametine sığınmış olarak Beyrut Vilayeti’ne bağlı Hayfa Kazası dâhilinde ikamet etmekteyim. Şöyle ki, Güya kendi kötü niyetlerince para gücüyle Filistin’de yeniden bir Yahudi hükümeti kurmak fikrine sahip Avrupa’da bulunan birçok zengin Yahudi mallarını bu uğurda feda etmek maksadıyla külliyetli sermayeler toplayarak Avrupa’da büyük komiteler kurmakta ve Osmanlı ülkesinin bazı yörelerinde de şubeler açmaktadırlar. Bunların maksadı arazileri satın alıp Filistin’e yerleşmektir. Nitekim son on-on beş sene müddet zar-finda Suriye ve Filistin’in önemli bir kısmını zaptetmişler ve gittikçe de yayılmaya devam etmektedirler. Taşralarda yerli halkın ve sadık Müslüman tebaanın fakirliklerinden ve zaruret içinde bulunmalarından faydalanan ileri gelenler ve tüccarlar halkın arazi ve emlakini satın alıp sonra da büyük karlarla Yahudilere satıyorlar. Mahalli memurlar ise şahsi mevki ve menfaatleri uğruna Yahudilerin bu şekilde toprak sahibi olmalarına yardım ve hizmet ediyorlar. Şu son on-on beş sene zarfinda Avrupa’dan çok sayıda ecnebi Yahudi gelip bu yolla Filistin’e
Sayfa 150
Bu suretle, Batı kamuoyuna, Anadolu’da Ermeni kıyımı yapılıyor izlenimi verilecek ve Avrupalıların Osmanlı Devleti’ne müdahalesi sağlanacaktı
Sayfa 118