1500’lü yıllarda Bosna Hersek Osmanlı hakimiyetindeyken Sokullu Mehmet Paşa Vişegrat şehrindeki Drina nehrine bir köprü yaptırmaya karar veriyor. Bu köprü bir çok ülkeyi birbirine bağlayan tek geçiş noktası oluyor. Yıllar boyunca Osmanlılar’a, Macarlara, Sırplara ev sahipliği yapıyor. O zamanlarda Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler kardeşçe yaşarken sonra sonra kitap, gelişen teknolojiyle değişen toplumla aralarındaki yozlaşmaya şahit tutuyor.
Kitapta bir özne ya da herhangi bir karakter işlenmiyor. Tek öznesi Drina Köprüsü. Elbette işlenen pek çok karakter söz konusu fakat her biri Drina’nın etrafında olan insanlar; efsanelerden, masallardan, tanıklığından dem vurarak okuyucuya aktarıyor yazar.
Dili, üslubu gayet açık ve anlaşılır bir şekilde çeviriyle dilimize geçirmiş. Muazzam bir betimleme söz konusu anlatılan sahnelere tanık olmamak işten bile değil. Tarafsız bir anlatımla, olayları dışarıdan biri olarak okuyucuya aktarmış.
Yazar bu kitapla ve konusunu ettiği Drina Köprüsüyle insana öyle güzel değinmiş ki…
Farklı kültürlerin, devletlerin, dillerin, dinlerin, ırkların karmaşık ve zengin bir hayatı köprüyle bağlanmış.
Okuyucu düşündüren, tarihini araştırmaya sevk eden bir kitap. Tavsiye eder, istifadeli okumalar dilerim.
Vesselâm.