"Ego hiçbir zaman uzun süre tatmin olmaz. Sahip olma isteği, sahip olunan şeyin verdiği keyiften daha baskındır. Bu yüzden tüketim toplumu, insanlara ihtiyacı olmayan şeyleri aldırmak üzerine kuruludur; çünkü ego her zaman 'daha fazlasına' ihtiyaç duyar."
"Ego, 'sahip olmayı' 'olmak' ile karıştırır: Sahip olduğum şey, benimdir. Ne kadar çok şeye sahip olursam, o kadar çok 'ben' olurum. Ego kıyaslamalarla yaşar. Başkaları tarafından nasıl görüldüğünüz, kendinizi nasıl gördüğünüzün aynası haline gelir."
"Egonun en temel zihinsel yapılarından biri özdeşleşmedir. 'Özdeşleşme' kelimesi Latince idem (aynı) ve facere (yapmak) kelimelerinden türemiştir. Bir şeyle özdeşleştiğinizde, onu 'aynı' yaparsınız. Neyle aynı? Kendinizle. Ona bir benlik duygusu aşılarsınız ve böylece o, 'kimliğinizin' bir parçası haline gelir."