Ferhat

Ferhat
Hiç doğmamış bir sessizliğin içinde, Kendi yokluğumu büyük bir sadakatle büyütüyorum.
Öğretmen
Lisans
İçindeki savaşı bitirmeden, dışarıdaki barışı inşa edemezsin.
186 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Nietzsche (1844-1900-Çev.) büyük bir filozof, dahi bir bilgin ve günümüz beşer düşüncesinin iftiharlarından biridir. Fakat genç Nietzsche mağrur bir adamdır. Diyor ki hak güçlünündür; asıl olan zor, güç ve erktir... Evet, onun bu kabil sözleri var. Elbette gençlik gururuyla söylenmiş sözler. Ömrünün sonlarında o kadar iyilik ve letafet dolu, aşktan anlar, sevgi bilir ve insan takdir eder olmuştu ki... Öyle hayrette bırakacak bir iş yaptı ki "Merhamet aczin ifadesidir, merhametten maraz doğar, aciz ve zayıf kimseleri yok etmek gerekir, Eskimoların yaptığı gibi. Eskimolar çalışamaz duruma gelen yaşlılarını kar veya buz içinde ölüme terk ediyorlar. Bu doğrudur, bu yaşlılar artık üretici değil, sırf tüketici oldukları için mantık onları ortadan kaldırmamıza izin verir." diyen aynı Nietzsche, sokaktan geçerken devrilip çukura düşmüş bir araba gördü; arabacı atın durumuna ve sakat kalması ihtimaline hiç aldırmadan her ne pahasına olursa olsun, atı kaldırmaya ve yola çıkarmaya çalışıyor ve bunun için de atı acımasızca kamçılıyordu; kamçı darbelerini yedikçe doğrulmaya çalışan at, ağır yükün baskısıyla tekrar çukura düşüyordu. Ayağı kırılmıştı. Durumu gören Nietzsche çok sinirlenmiş ve arabacıdan böyle davranmamasını rica etmişti. Önce yükü indirip sonra atı kaldırmak gerekiyordu. Arabacı aldırış etmedi. Çabuk sinirlenen Nietzsche, arabacının yakasına sarıldı ve ata kamçı vurarak eziyet etmesine izin vermeyeceğini söyledi. Arabacı bunun üzerine: "Eğer bırakmazsan sana vuracağım." dedi ve biçare şair ve filozof Nietzsche'ye vurdu. Attığı bir tekme, başına mı neresine isabet ettiği belli olmadan filozofun eve dönmesinden bir süre sonra, ölümüne yol açtı... Bu olayı dinleyen herkes, şimdi bizim hissettiğilkNietzsche'nin bu olaydaki ruh güzelliği ile ahlak, ruh ve duygu azameti,
Sayfa 149
Felsefe
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yurttaşların hayatının güvenliği için idam cezası bu yüzden mutlak olarak gereklidir. Onu kaldırmak isteyenler şuna cevap vermelidir. " Önce dünyadan cinayeti kaldırın , ardından idam cezası onu takip edecektir. Hatta cinayet için olduğu gibi açık cinayet içinde uygulanmalıdır; çünkü yasa eylemi cezalandırmak ister, sonucun intikamını almayı değil.
Sayfa 90·Kitabı okudu
​"Zira tek bir akıllıca karar, (plan) pek çok elin gücünü yener." ​— Euripides (Antiope)
Sayfa 94·Kitabı okudu
İlgi görmek için kendinizi anksiyeteye sokarsanız, birileri size ilgi gösterecektir. Böylelikle siz de rahatlarsınız, yanınızdaki kişi de. Fakat sonrasında tekrar çaresizliğe düşersiniz. Niyetiniz ne olursa olsun, "Eğer mutlu olursam bu kişi bana ilgi göstermeyi bırakacak," diye düşünmeye başlarsınız, bu da doğal olarak ne pahasına olursa olsun mutlu olmaktan kaçınmaya iter sizi. Bu kısa ilgi gösterisi şimdilik anksiyetenizin bir kısmını ortadan kaldıracaktır ama uzun vadede olursanız sağlığınızı bozacak fast food'dan başka bir şey değil bu.
Sayfa 52
Zeka ile yönlendirme arasında kalan iki okur :))
Puan vermedi·446 syf.·
2026 41. kitabı
Ahh Bay Yalom… sana şimdi ne demeli? Aslında seni çok severim, bilirsin. Daha doğrusu o keskin ve etkileyici zihnini sevdiğimi söylemeliyim. Ama gel gör ki bu kitapta benim en hassas noktama dokundun; biraz canımı yaktın. Şimdi sanırım söz sırası bende. Hayatım boyunca hoşgörülü olmayı, farklı inanç ve düşüncelere saygı duymayı ilke edindim. Ancak bu kitabın her sayfasında, okuyucuyu yönlendirmeye çalışan bir üslup hissettim. Elbette herkesin etkilenebileceği bir anlatım olabilir ama ben bu etkinin dışında kalmayı tercih ediyorum. Karakterler üzerinden günümüz dünyasına dair yapılan bazı göndermeleri oldukça çarpıcı bulsam da, kitapta geçen şu ifade benim için bir kırılma noktası oldu: “Kudüs’e karşı savaşacak bir savaşçı işine yarar mı? Ben kararlıyım ve ölene kadar savaşacağım.” Bu sözler, benimle yazar arasında ciddi bir mesafe oluşturdu. Bu nedenle, Irvin D. Yalom’un diğer kitaplarını okumama kararı aldım. Elbette farklı düşünenler olacaktır; hatta eleştiriler de gelebilir. Ancak bu benim kişisel görüşüm ve tercihim. Sözü burada okuma arkadaşıma bırakıyorum. Benim için bu kitap maalesef bir hayal kırıklığı oldu ve zaman kaybı olarak değerlendiriyorum. Ferhat Spinoza Problemi bu kitap bir hayal kırıklığı oldu bende. Diyaloglar doğal bir akıştan ziyade, okuyucuya Spinoza felsefesi veya Nazi psikolojisi öğretmek için tasarlanmış birer "öğretmen-öğrenci" diyaloğu gibi. Karakterler konuşmuyor, adeta birbirlerine makale okuyorlar. Alfred Rosenberg kısımları ise adeta bir "Kötülüğün Psikolojisi dersi. Rosenberg karakteri o kadar tek boyutlu ve "ben eziğim ve bu yüzden nefret doluyum" mesajını o kadar kör göze parmak veriyor ki, bir noktadan sonra okuyucu karakterin derinliğini merak etmeyi bırakıyor. Kötülük bu kadar sığ bir zemine oturtulduğunda, anlatı
Spinoza ProblemiIrvin D. Yalom · Kabalcı Yayınevi · 20132,697 okunma