Günahım Mezopotamya kadar büyük
Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Rabbimin huzuruna götürülürsem bile, hiç şüphem yok ki, orada bunun yerine daha iyisini bulurum.”
Kehf suresi
İlyas amca o günü halâ ilk günki gibi hatırlıyordu Yakup dayı hiddetle baktı abisi poyrazın yüzüne poyraz define ile rüşvet ile elde ettiği define ile devleti hükümeti satın alıyor valiler kaymakamlar
ile kuzu çeviriyordu öyle bir güçlenmiş ve iktidar sahibi olmuştuki yüz elli yıllık taş konak sahiplerini evinden çıkartıyordu neymiş efendim hırsızlık yapmış hazineyi soysa kimsenin ruhu duymuyor ruhu
duyan biraz sükut payı ile kasırga poyrazla ortak oluyordu o gün ona bir tek ayten hanımın babası Yakup dayı ses çıkardı o da zindanlarda kaldı taş medreselerde yaşadı ve en son savura
göç etti aynen abisi kasırga poyraza şu lafı deyiverdi ben sustum konuşamadım senin için kıyametin kopacağını sanıyorum Rabbim tüm kasırgaların poyrazların kökünü kesecektir inşAllah
ben ise Rabbimin huzurunda şüphem yok ki tüm dünya servetlerinden daha iyisini
bulurum diyerek savurda 84 yaşındaki rıza emminin evini kiraladı ve onun yanına girerek rızkını aramaya başladım
İlyas amca yıllardır kasırga poyraza seyislik yapmış bunun pişmanlığını yaşıyor ve benim tövbem Mardinin ovasındaki taşlar kadar büyük olsa mezopotamya çölündeki kumlardan daha çoktur günahım diyordu tövbekar ilyas