Fikir meritokrasisi, bir topluluk ya da kurum içinde kararların ve görüşlerin, kişilerin unvanına, yaşına, kıdemine veya sosyal statüsüne göre değil; fikirlerin mantıksal tutarlılığına, kanıt gücüne ve pratikte işe yarayıp yaramadığına göre değerlendirilmesi anlayışıdır. Bu sistemde herkesin fikri ciddiyetle dinlenir, ancak tüm fikirler eşit kabul edilmez; ağırlık, fikrin ne kadar sağlam temellendirildiğine ve gerçeğe ne kadar yaklaştığına göre verilir. Fikir meritokrasisi, klasik meritokrasideki “kişisel liyakat” anlayışını bir adım ileri taşıyarak “fikirlerin liyakati” ilkesine dayanır. Amaç, gücü ya da konumu olanın değil, en doğru ve işe yarar fikri ortaya koyanın belirleyici olmasıdır.