Murat Türkmenoğlu

Murat Türkmenoğlu
@Murat_Turkmenoglu
“Bu dünyadan, kalbimdeki merhamet eksilmeden gitmek istiyorum...”
koca bir kitap okumuş etkisi yaratan bir alıntı
Biz nerede koptuk bu dünyadan?’ diye soruyorum mesela. Bu diyarlarda yaşayan insanlar, tarihin hangi noktasında, başka topraklardaki gelişmekte olan kalabalıklardan ayrılıp bugün sonuna yaklaştığımız görülen o zavallı maceraya yuvarlandı. Şeyh Bedrettin’i astığımızda mı, Piri Reis’i öldürdüğümüzde mi, Nefi’yi boğdurduğumuzda mı, Alevilerimizi kılıçtan geçirdiğimizde mi? Nerede ayrıldı yollarımız? Matbaayı reddettiğimizde mi? Kendi Protestanlarımızı yaratamadığımızda mı? Akdeniz’de korsanlık yapmak dışında denizcilikle hiç ilgilenmediğimizde mi? Çoğunluğu, bugün bizim olan topraklarda yaşamış eski Yunan filozoflarını kendi kültürümüzün bir parçası saymamaya kesin karar verdiğimizde mi? Müslümanlığı kabul ettiğimizde, dinin yalnızca ibadetten ibaret olmayan bir ahlaki bütün olduğunu görmezden geldiğimizde mi? Yavuz Sultan Selim, ‘hilafeti’ siyasi bir makam olarak buraya ithal ettiğinde mi? Şairleri yalnızca saraydan geçinmeye mecbur bıraktığımızda mı? Biz nerede, tarihin hangi noktasında koptuk dünyadan da bu hallere geldik? Tarihin bir yerinde koptuk biz diğer insanlardan. Ayrı ayrı yollardan yürümeye başladık. Onlar rönesansları, reformları, Protestanları, matbaaları, Cervantes’leri, Moliere’leri, Shakespeare’leri, Goethe’leri, Spinoza’ları, Kant’ları, Descartes’ları, buharlı makineleri ile bir başka kadere yürüdüler.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Siyaset
Reklam
Endoktrinasyon ve Türkiye'de Toplum Mühendisliği
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Orta Doğu'nun önemli ve karmaşık sorunlarından biri, bölgedeki ülkelerin insanları sistemli bir biçimde tek tipleştirme çabalarıdır. Bu bağlamda, "Endoktrinasyon ve Türkiye'de Toplum Mühendisliği" kitabı, bu sorunun Türkiye üzerindeki etkilerini analiz eden önemli bir çalışma olarak öne çıkmaktadır. Yazar Serdar Kaya, kitabında, Türkiye'nin eğitim sistemi ve siyasi yapılanması aracılığıyla, vatandaşların düşünce ve inançlarının şekillendirilmesine dair derinlemesine bir inceleme sunmaktadır. İlkokuldan başlayarak, devlet tarafından belirlenen "ideal" vatandaş modeline uygun kişilerin yetiştirilmesi hedeflenirken, öğrencilere önceden hazırlanan düşünce kalıpları dayatılmaktadır. Bu durum, bireylerin kendi düşüncelerini sorgulama ve özgürce ifade etme yeteneklerini engellemekte, yerine kabul edilmiş dogmalara bağlılık ve muhakeme yeteneklerinin zayıflamasına yol açmaktadır. Kitap, bu toplum mühendisliği sürecinin sonuçlarını çeşitli yönleriyle değerlendirmekte ve okuyucuya, tek tipleştirmenin toplumun entelektüel, sosyal ve siyasi gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerini açıkça göstermektedir. Serdar Kaya, yerel ve küresel bağlamda otoritenin ve iktidarın doğasını incelerken, kitap aynı zamanda okuyucuya, özgür düşüncenin önemini ve çeşitliliğin toplumun zenginliğine nasıl katkı sağladığını hatırlatmaktadır. Yazarın derinlikli analizleri ve aydınlatıcı bilgileri, kitabın temel gücünü oluştururken, verilen örnekler ve vaka çalışmaları, Türkiye'deki toplum mühendisliği uygulamalarının somut örneklerini göstermektedir. Bu bağlamda, "Endoktrinasyon ve Türkiye'de Toplum Mühendisliği" kitabı, okuyucuların düşünce dünyalarını genişletmeye ve toplumsal olayları daha objektif bir bakış açısıyla değerlendirmeye teşvik ederek, katılımcı ve eleştirel bir toplumun önemini
Düşünce
Endoktrinasyon ve Türkiye'de Toplum MühendisliğiSerdar Kaya · Nirengi Kitap · 201141 okunma
Niye hepimiz biribirimize benziyoruz? Nasıl oluyor da bir vakit yaşadıktan sonra insanların ne zaman, ne yapacağını öğreniyoruz, nasıl oluyor da birbirine hiç benzemeyen insanlar bile birbirine benzer şeyler yapıyor?
Canı cehenneme rahat uyuyanın Kapısını örtenin perdesini çekenin Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın Duvarları ancak çarpınca görenin Canı cehenneme başkasının yangınıyla Evini ısıtıp yemeğini pişirenin...
Kollektif fazilet
İstediğiniz kadar mükemmel kanunlar yapın, seçimleri mevzuatları oluşturun, siyasi ideolojilerin mucizevi güçlerine inanın, çocuklarınız iyi terbiye görmeden hayata atılırlarsa ne kadar iyi bir hukuka sahip olursak olalım toplum hayatımız sönük ve sefil olacaktır. Bu gençlerin arasından çıkan memur işlerinde ihmalkârlık yapacak, milletvekilleri kendi çıkarların peşinde koşacak, bakanlarsa siyasi cambazlar olacaktır. Okullar yeni neslin zekâsını ve kalbini körelten yerler olurken, ülke basınıysa sokaklarda bedenini para karşılığı satan fahişelere benzeyecektir. Hem şahsınızın ve hem de toplumun hayatını buna göre düzenlemelisiniz.”
Sayfa 149·Kitabı okudu
Reklam