Çatışmanın çocukları huzursuz ederek, bir şekilde karakterlerine zarar vereceği korkusuyla, ebeveynler tartışmalarını kapalı kapılar ardında yaparlar. Oysa yapılan araştırmalar, ebeveynlerinin ne sıklıkta tartıştıklarının çocukların akademik, toplumsal ya da duygusal gelişiminde hiçbir rol oynamadığını göstermiştir. Önemli olan ebeveynlerin ne sıklıkta değil, birbirlerine karşı ne kadar saygıyla tartıştıklarıdır. Ebeveynleri yapıcı biçimde tartışan çocuklar ilkokulda kendilerini daha güvenli bir çevrede hissetmekte ve birkaç yıl içinde de sınıf arkadaşlarına karşı daha fazla merhamet ve yardımseverlik göstermektedirler.
Herhangi bir sürtüşme kişisel ve duygusal bir hal aldığında, kendi görüşlerimizden başkasına tahammülü olmayan kendinden emin vaizlere, karşı tarafa garez besleyen taraflı savcılara ya da kendi tarafından gelmeyen her türlü görüşü dinlemeden geri çeviren, dar kafalı politikacılara dönüşürüz.
Sonuç olarak, yüzden fazla araştırmada sekiz binden fazla ekibin içlerindeki çatışma cinsleri incelenmiştir. Bu araştırmaların meta-analizi genel olarak ilişki çatışmasının performansı kötü etkilediğini, ancak görev çatışmalarının zaman zaman yararlı olabildiğini göstermiş, bu çatışma cinsi daha yüksek bir yaratıcılığa ve daha zekice tercihlere bağlanmıştır. Sözgelimi, ekipler erken aşamalardayken görev çatışması yaşadıklarında, Çin’deki teknoloji şirketlerinde daha özgün fikirlerin doğduğuna, Hollanda’daki teslimat hizmetlerinde daha fazla yenilikçiliğin görüldüğüne ve Amerikan hastanelerinde daha iyi kararlar alındığına ilişkin kanıtlar bulunmaktadır. Bir araştırma ekibi, şu sonuca varmıştır: "Çatışmanın olmaması uyumu değil, umursamazlığı gösterir."
Ne zaman yeni bir bilgiyle karşılaşacak olsak, önümüze bir tercih çıkar. Görüşlerimizi kimliğimize bağlayarak ve vaaz vermeyi ya da savcılık etmeyi inatla sürdürerek alanımızı korumaya çalışabiliriz. Ya da bilim insanları gibi hareket etmeyi tercih ederek, kendimizi, ömrünü gerçeği bulmaya adamış kişiler olarak tanımlarız; bu kendi görüşlerimizin yanlışlığını kanıtlamamızı gerektirse bile.