O gece viyolonsel, Bork'a yeryüzünde, belki de mezara kadar onun kaderini paylaşacak bir kadın olduğunu hatırlatıyordu. Belki de yıllar sonra ruhları buluşacak ve ötelerin ötesinden bu uykusuz viyolonsel sesini dinleyecekler.
Onun zaman zaman söylemeyi çok istediği, fakat hiç açıklamadığı bir teorisi daha vardı : Bazen müziğin dramatik kısa hayatlarının bedeli olarak insanlara bahşedildiğini düşünüyordu. İnsan, müzik dinlediği zaman bu müziğe dalıyor, varlık ötesi zaman dilimine giriyor, ebediyetin akışına katılıyor ve hayatı ebediyetle temas ederek on yıl, yüz yıl ve belki de daha fazla uzuyordu. Fakat bu uzama normal, çizgisel boyutta değil, ne olduğu henüz bilinmeyen bir boyuttaydı. Bu boyutun ne olduğu da belki hiçbir zaman bilinmeyecekti.
Ayrıca bu tanıkların hepsi hatıralarını benzer bir cümleyle ifade etmeye mahkumdular: "O günkü inanılmaz olaylar, bir polisiye romandaki gibi gelişiyordu."