Murat Alp Ergin

Murat Alp Ergin
@Muratalp
Matematik Öğretmeni Marmara Hukuk Sakarya İnşaat Mühendisliği Sakarya Matematik
Burjuva geleneklere bağlı olmadığından, bütün yorumlarını akla dayandırır. Eski gelenek ve adaletler karşısında kendisini bağımlı görmez, aksine onları yıkmaya çalışır. Hayatta ekonomik soyluluğa inanıp insani soyluluk ölçüsüne iyi veya kötü şekliyle değer vermediğinden ayrıca ahlaki öğretilere inanmadığından, gayretli, akıllı, zeki, reformcu, yenilikçi ve aydın görünümündedir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Papa"nın işiyle, Ali'nin yaptığı nasıl kıyaslanabilir ki?! Ali başa geçtiğinde bütün ödeme sisteminin değiştirilmesini emrediyor. Nitekim ülkenin en büyük siyasi, askeri ve toplumsal şahsiyetine üç dinar verirken, bu şahısların hizmetkar ve kölelerine de üç dinar vermektedir. Tasavvuru bile mümkün olmayan bu pratik, bugün hangi sistemde mevcuttur? Hangi toplum veya sosyalist sistem böyle bir pratiği bugün kabullenmeye yanaşabilir?
islam toplumunun sınırları Kuzey Afrika'dan Fars Körfezi'ne kadar uzanıyordu. Anur'dan Çin sınırına ve Endonezya'ya kadar uzanan bölge İslam'ın egemenliği altındaydı. Bu bölgede, aynı düşünceyi, aynı inancı ve aynı duyarlılığı paylaşan tek bir ümmet yaşıyordu. Hepsi tek bir dinin değişik ekollerine, ve dini şahsiyetlerine uyuyorlardı. İslam doğuşunda yeralan bu yekvücut dini güç, yeni yeni gelişmeye başlayan Batı emparyalizmini sürekli rahatsız ediyordu. Osmanlı kılıçları İslam adına güçleniyor ve Batı yayılmacılığının önünde büyük bir set oluşturuyordu. Daha 19. yüzyıla kadar gidip Viyana'yı kuşatıyorlardı. Bütün Akdeniz islam donanmasının kontrolündeydi. işte bu büyük, parçalanmalıydı. En küçük parçalara bölünmeli, tamamen etkisiz hale getirilmeliydi. Böylece doğunun direnme gücü ortadan kalkacak, aralarına ayrılık düşecekti. Çünkü küçük küçük lokmaları yutmak kolaydı. "Bunlardan biri bize başkaldırdı mı diğerini ona karşı kışkırtalım. Beşini, altısını, onunu birbirine düşman yapalım. Bunlardan bir diğerinin boğazına sarılacak olursa, hasmına karşı bizden yardım isteyecek, bize yaslanacaktır. Lawrens adlı ingiliz ajanı geliyor Araplarla, Türkleri birbirine düşman hale getiriyor. Bu ulusların ikisi de müslümandır oysa. Birine diyor ki: "Sen müslümanlıktan önce araptın!" Diğerine de Sen müslümanlıktan önce Türktün!" diyor, "islam uygarlığıyla övünmeden önce, Bizans uygarlığı, Akdeniz uygprlığı, Roma uygarlığı senindir."diyor. Sonra diğerine dönüyor ve "Kıpti uygarlığı senindir Arami, Sami uygarlığı senindir." Iraklı'ya "Arami uygarlığı senin eserindir, sen sur, Babil, Sümer ve Akad uygarlıklarının sahibisin" diyor. Mısırlıya da "Sen aslında arap değilsin. Daha müslüman olmamışken, iskender uygarlığına sahiptin. Bundan önce de Kopt (Copt) uygarlığını meydana
burjuvazi iktidara gelmek istiyordu. Bundan dolayı, Latin kilisesinin otoritesine uymaya tahammül edemiyordu. Bu yüzden nasyonalizm sorununu bayraklaştırdı. Yani Fransız Fransız olacak, ingiliz de ingiliz, ispanyol ispanyol olacak, italyan italyan olacaktır. Kısacası bütün Avrupa papanın bayrağı altında Latince konuşan hıristiyan bir ümmet olmayacaktır.
Hobbes’un da düşüncesi bundan başka bir şey değil. Buna göre, insanlar birtakım evcil hayvan sürülerine bölünmüştür, her birinin başında da onu parçalayıp yemek için koruyan bir baş vardır.