Ninesiyle son kez vedalaşan yazar, Üniversite okumak ümidiyle Kazan şehrinin yolunu tutar. Arkadaşının tavsiyesiyle Kazan'a yerleşir fakat yoksulluk diz boyudur. Üniversite eğitimi şöyle dursun, karnını doyurmak bile çok güçtür. Önce bir bakkal dükkanında işe girer. Sonra patronun yeni bir fırın açmasıyla fırıncı çırağı olarak çalışmaya başlar. Günlerini hem çalışarak hem de okuyarak geçirir. Hatta zaman zaman dükkana gelen dükkanda gizli gizli toplanan devrimci üniversite öğrencilerine katılır. Öğrencilerden kendi hayatlarının acımasızlığını, aylakları, serserileri, açlığı zülmü baskıyı, devlet ve kilise ilişkilerini, gençlerin bir araya gelerek Rus toplum yapısını umut ve cesaretle değiştirebileceklerini öğrenir ki yazarın zihnine devrimci siyasi düşünceler ufak ufak yerleşmiş olur.