"Gerçekten de ayak bastığımız, nefes aldığımız, yiyip-içtiğimiz dünya değişiyor. Tabiatın içinde gayrı-tabii bir ortam oluşuyor (tıpkı bir fanus gibi) ve biz farkında olamadan orada yaşamaya başlıyoruz."
"Paralı kesim ekmeğini yiyip suyunu içtiği; hastanesine, mektebine, üniversitesine, çarşısına pazarına ortak olduğu bu şehirden niçin acaba bir cüzzamlıdan kaçar gibi kaçıyor?"