Melike Kaya

Melike Kaya
@Murphy123
Giysiler Üzerine
Bir gün güzellik ve çirkinlik deniz kıyısında karşılaşmışlar. “Hadi deniz girelim.” Demişler birbirlerine. Soyunup yüzmüşler denizde. Bir müddet sonra çirkinlik kıyıya geri gelip güzelliğin giysilerini giyerek oradan uzaklaşmış. Güzellik, kıyıya vardığında bulamamış giysilerini, çıplak dolaşamayacak kadar utangaç olduğundan çirkinin kıyafetlerini giymiş üstüne. Oradan ayrılmış. O günden bu yana kadınlar ve adamlar bu ikisini karıştırır olmuş. Fakat bazıları dikkatle bakmışlar güzelliğin yüzüne ve giysilerine ragmen tanımışlar onu. Bazıları da çirkinliği tanımışlar, giysileri gözlerini gizleyemiyormuş çünkü.
Alıntı
Reklam
Aşkla çalışmak
Ya nedir aşkla çalışmak? Kalbinizden gelen ilmeklerle örmektir bir giysiyi, çok sevdiğiniz biri giyecekmiş gibi. Şefkatle inşa etmektir bir evi, içinde çok sevdiğiniz biri yaşayacakmış gibi. Nezaketle ekip coşkuyla hasta etmek tohumları, çok sevdiğiniz biri yiyecekmiş gibi meyvesini. Yaptığınız her şeye kendi ruhunuzdan bir soluk katabilmek, ve bütün o kutlu ölülerin orada, sizi seyretmekte olduğunu unutmamak
Alıntı
Güzellik
Yalnızca ruhlarımız anlayabilir güzelliği. Yalnızca ruhlarımız onunla yaşayıp büyüyebilir. Aklımızı öyle karıştırır ki onu kelimelere dökemeyiz; bakan ve bakılan arasında hasıl olan, gözle görülmeyen bir histir. Kutsallar kutsalı ruhtan sızıp topraktan süzülerek çiçeğe kokusunu ve rengini bahşeden yaşam gibi bedeni aydınlatır hakiki güzellik. Hakiki güzellik, kadın ve erkek arasında adına aşk denen uyumda yatar.
Alıntı
Pazar Günü Öğleden Sonra Gelen İç Sıkıntısı
Kronik acılaşma vakalarında, söz konusu kişi hastalığını haftada yalnızca bir kez hisseder: Pazar günleri öğleden sonraları. O durumda tekdüze bir işle oyalanamayacağından belirtiler ortaya çıkar. Bir türlü geçmek bilmeyen o saki öğleden sonraları cehennemden farksızdır, kişi huzur yerine derin ve kesintisiz bir sinirlilik içinde olduğundan hayatında bazı şeylerin hiç de doğru düzgün gitmediğini fark eder. Derken, pazartesi günü gelir ve acılaşmış kişi, bir gün önceki sıkıntısını unutur, ama hiçbir zaman doğru dürüst dinlenecek vakti olmadığından, hafta sonlarının çok çabuk geçtiğinden şikayet etmekten geri durmaz.
Gülüp eğlenmeliydim Su gibi akmalıydım şu yaşımda, Oysa ağır ağır düşünüyorum geleceği... Kaç gecem daha böyle uykusuz geçecek? Beni felaketler değil, düşünmek mahvedecek.
Reklam