Eriyorum; ama neden bilmiyorum? Bilmiyorum bu ne ateştir? Görülmeyen ve bilinmeyen bir jiletin, içimin duvarlarını yonttuğunu, içten çöktüğümü, dağıldığımı hissediyorum...
Ne kadar samimiyiz? Allah'ı sevdiğimizi onun kulu olduğumuzu onun dinine tabi olduğumuzu iddia ediyoruz değil mi? Peki bu iddialarimiz ne kadar doğru gerçekten de Alemlerin Rabbi olduğunu kabul ettiğimiz (?) Allah'ın azametine ne kadar iman ettik bir bakalım. Dünyalık bir şeyi kaybettigimzdeki vaveylalarimizi namazı kaçırdığımızda gösteriyor muyuz? Ya da zarar ettiğimiz bir ticarete üzüldüğümüz kadar hayırlı bir işi yapmadığımızda üzülüyor muyuz ? samimice soralım kendimize bir kız için günlerce yatamayanlar sözde aşkından peki Allah'ı bir kız kadar da mı sevmiyorlar mı? yoksa o Alemlerin Rabbi olan kainatın sahibi olan herşeyim kudreti elinde olan Allah bir ticaret bir dünyalık bir kadın kadar da mı değerli değil gözlerimizde ? insan düşünmeli kalbini ve imanını tartmali önceliğimiz ne fani olan dünya kadar Baki olan ahirete değer vermiyoruz malesef Selamün aleyküm ve rahmetullah.
Musab Börü
İslam, bütün diğer inançlar gibi geleneksel katı kalıplar içerisinde ve bireysel sorumluluktan yoksun oldukça, Allah ile birey arasındaki ilişki, bireyle yaşam arasındaki ilişki noktasında ele alındığı sürece ve zaman içerisinde bir güce ulaşamadıkça , düşmanı olmaz. Böyle bir İslam'ın önü açıktır ve hiç kimsenin onunla alıp veremediği yoktur. Tıpkı petrolü olmayan, altını olmayan, kauçuğu olmayan ve dolayısıyla düşmanın şerrinden emin olan bir ülke gibi, korkusu ve bir özelliği olmayan İslam da düşmanın şerrine karşı rahattır. Dünya onun için güvenli ve huzurludur. Kim gelse, ne şekilde olsa, kimin elinin etrafına düşse böyle bir İslam'a saygı gösterir. Niçin aceba ? Çünkü mevcut her güç için kesinlikle zararı olmayan, aksine yüzde doksan yararı olan bir güçtür İslam.