İşbölümü yeterli gelmemiş gibi, Homo erectus bir de insanlık tarihindeki en önemli yeniliği yapıp noktayı koydu: Ateşi kontrol etmeyi öğrendi. Ateş, doğa olaylarından ve avcılardan korunmayı sağlamasının yanı sıra çiğ yiyeceklerden alınması zor olan besin öğelerini ve kalorileri de açığa çıkarıyordu. Ateşin kontrolüyle birlikte atalarımızın hayatı ebediyen değişti: Artık günün sonunda soğuk, rutubetli bir mağaraya dönmek yoktu, gece körlüğü diye bir şey yoktu, gececil avcılar yüzünden huzurlu bir uyku çekememek yoktu ve yol üstü leşlerinden beslenerek yaşamak da yoktu... Yiyeceklerimizi pişirmemiz, böyle büyük bir beyni destekleyecek daha hızlı bir metabolizma evrimleştirmemizi mümkün kılmıştır.
İşbölümü gelecek için plan yapma yeteneğine dayanır. bu yüzden bu iki yeteneğinin birlikte ortaya çıkmış olması hiç şaşırtıcı değildir. Bu ikisi atalarımızın başarabilecekleri şeyleri büyük ölçüde artırmıştı. Bu yetenekler bizi, Australopithecus'ların ortak savunma amacıyla işbirliği yapmaya başlayarak bizi soktukları toplumsal bilişsel yolda daha da ileriye götürmüştür.
Homo erectus'un daha karmaşık aletler yapmasını sağlayan zihinsel ilerlemeler onların kendi ihtiyaçlarının yineleyeceğini öngörmelerine de olanak vermişti. Dünya gezegeni üzerinde yaşamış bütün türler arasında ilk kez, atalarımız olan Homo erectus'ların acil ihtiyaçlarının ötesindeki bir dünyayı tahayyül ederek geleceğe dair karmaşık planlamalar yaptığının izlerini görüyoruz.
Toplumsal sıçramamız parlak ve görünüşte öngörülü bir olaydı ama ayrıca gelişigüzel biçimde başımıza gelen uzun bir olaylar silsilesine de son derece bağımlıydı.
Savana geldiğimizde ve başarının sırrının işbirliği olduğunu anladığımızda, büyük kuyruksuz maymunların tarihinde ilk kez grup hedeflerinin ve bireysel hedeflerin örtüştüğüne tanık olma fırsatını yakala-mış olduk. Başka bir deyişle, ormandan kovulmamız rekabet etmekten ziyade işbirliği yapan kuyruksuz maymunlar için yeni bir niş yarattı. Kendi grup hedeflerimizin ve bireysel - hedeflerimizin bu evrimsel örtüşmesi, büyük beynimizden başka bir biyolojik silahtan açıkça yoksun olmamıza rağmen, sonunda bizi besin zincirinin tepesine yerleştirdi. Yerel bir iklim krizine getirdiğimiz işbirliğine dayalı çözümümüz bu gezegenin tarihinde ilk kez bir toplumsal bilişsel niş oluşmasını sağladı ve bundan sonraki birkaç milyon yılı bu nişten daha etkili bir biçimde faydalanmak için yeni yetenekler evrimleştirerek geçirdik.