Ebeveynlik yolculuğumuzda illa kurduğumuz ''Oynasın, yorulsun, iyi uyur, '' cümlesine şimdi birkez daha bakalım mı?
Oyunu çocuktan bir an önce kurtulup, rahatlamanın bir aracı, bir narkozuymuş gibi görmek belki de oyunun önemine vurulan en büyük darbe değil mi ?
Oyunu çocuklar öğrensin diye değil, eğlensin diye değil, mutlu olsun diye değil, gelişimlerini sağlıklı bir şekilde tamamlasınlar diye değil ; bazen sadece bir an önce çocuklardan kurtulup onların yorgunluktan bitap düşmüş bir şekilde gözden ırak olmasının bir aracı olarak görmek ne büyük bir haksızlık!
Bu biraz da çocukları kendimize benzetmek, kendi hayatımıza çekmek gibi. Zira gün boyu yorulan binlerce yetişkinin işi bitirince yaptığı alternatif şey ; uyumak.
Ben istiyorum ki işlerimizi yaparken de işlerimizden arta kalan zamanda da yaşamaya, uyanmaya odaklanalım ; uyumaya değil.