"Acaba" ile başlayan her ihtimal karanlıktı. Ama biz o ihtimallerin hep çok güzel, en azından mevcuttan daha güzel olduğunu düşünüyor, bu yanılgıyla kendi
kendimizi yiyip bitiriyorduk. Oysa karanlıkların içinde kötü senaryolar da olabilirdi, mevcut halimizi mumla aratacak senaryolar.
Anlaşamamak çok anlaşılır bir nedendi ayrılmak için ama kimseye bu kadar açıklama yeterli gelmiyordu. Daha geçerli sebepler istiyordu toplum bizden. Hiç değilse şiddetli bir geçimsizlik istiyordu. Oysa şiddetsiz, sessiz bir geçimsizlik de az şey değil ki. Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan, kavga etmeden, birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi?
İlk günkü acı,varlığını aynı şiddette sürdürse, yaşayamaz insan. Yitirilenin ardından, yürekten kopup gelen haykırışlar önce yerini daha alçak seslere, sonra da gitgide kabullenişin sessizliğine bırakıyor.