Ayşe

Elini tuttum bir gün. Dokunmak hayal etmekten büyükmüş.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Reklam
Kirpiğin yüzüne düşünce akşam oluyordu, bulutlara değince dünyamıza iyilikler yürüyordu.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Keşke Sadece bana acı verseydi. Hepimiz sakat büyüyoruz. Cenneti yok da cehennem evin içinde. En iyi bildiğin konuda bile konuşamıyorsun. Söz, ağzından taşa dönüyor. Attığın her adım yanlış. Bir büyük göz altı ki ölümden sonra da sürüyor. Sonra yaza yaza yaralarından bir baba yaratıyorsun. Sonra yaza yaza görüyorsun ki baban sevmeden ölmüş. İnsanlar ondan korktuğunda sevildiğini sanmış. Azıcık gülümsese herkes bu çatlaktan sızacak ve onu yerle bir edecek. Buradan yalnızca sevgi olan bir sevgi doğar mı hiç, heves doğar mı, özgürlük arzusu doğar mı, güzellik dünyamıza yürür mü, bir başkası bize sevinç verebilir mi...
Sayfa 57·Kitabı okudu
Zaman değil, bir sonsuz hüzün, dedim, usulca doğrularak. Yazarken, yaşarken... Bir çınlama, bir an, beşinci mevsim, on üçüncü ay, sekizinci gün. Belkide bir yetinmeme ruhu. Gizli bir geçicilik acısı. -İçimizde dışımızda bir boşluk- geçer ve yoktur. Herşey yabancıdır artık. Hem acı hem arzu, hem hayal hem hatıra. Eşyalar, ağaçlar, kuşlar, dağ başları, lambalar, ay ışığı, ırmaklar, sesler, parmaklar, çocuklar.. Gövdemizde çiçeklenen ne varsa, kalbimizde yaprak dökmektedir aynı anda. Zaman hüzündür.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Hevesle yılgınlığı, can sıkıntısıyla öfkeyi bir tahteravalli gibi kalbimize kuran dünya...
Sayfa 47·Kitabı okudu
Reklam