Zaman değil, bir sonsuz hüzün, dedim, usulca doğrularak. Yazarken, yaşarken... Bir çınlama, bir an, beşinci mevsim, on üçüncü ay, sekizinci gün. Belkide bir yetinmeme ruhu. Gizli bir geçicilik acısı. -İçimizde dışımızda bir boşluk- geçer ve yoktur. Herşey yabancıdır artık. Hem acı hem arzu, hem hayal hem hatıra. Eşyalar, ağaçlar, kuşlar, dağ başları, lambalar, ay ışığı, ırmaklar, sesler, parmaklar, çocuklar..
Gövdemizde çiçeklenen ne varsa, kalbimizde yaprak dökmektedir aynı anda. Zaman hüzündür.