Böylesine mutlu bir yaşam sürebildim, çünkü her zaman, ama her zaman, içimdeki şu sesi dinledim:
"Önemli olan tek bir şey vardır: Sakıngan ve korkak kimselerin ayak basamayacağı bir yolu önerse, seni sürüden ayırsa bile, yüreğinden gelen sesi dinle."
Mavi gökyüzüne, bir ceylana, yeşil çimenleri örten kırağı taneciklerine sevgiyle, hoşnutlukla baktığında büyüksün; müzikten, danstan hoşlanırken, çocuklarının gelişmesini tatlı tatlı izler, kadınının ya da erkeğinin güzel bedeninden zevk alırken büyüksün; güneş ve gezegenler dizgesinin yaptığı hareketleri gösteren aracın başına geçip, tependeki gökyüzünde olup bitenleri öğrenmek istediğinde, ya da kitaplığına gidip, başka kadın ve erkeklerin yaşam üzerine neler düşündüğünü okumak istediğinde büyüksün.
Canlılık, senin gözünde, güvenlikten daha büyük anlam taşıdığı vakit yaşamın güzel ve güvenlikli olacak; sevgi, paradan önemli, özgürlüğün, parti çizgisinden ya da kamuoyundan daha önemli, Beethoven ya da Bach'ın ruhsal durumu, senin varlığının tümünün ruhsal durumu olduğu an (...) güzel olacak yaşamın; düşüncelerin uyumlu, duyguların tutarlı olduğunda, özel yeteneklerini zamanında gördüğün ve artık yaşlandığını zamanında kabul ettiğin vakit, büyük savaşçıların yaptığı kötülükleri değil de, büyük adamların düşüncelerini içinde duyabildiğin an, çocuklarının öğretmenlerine politikacılardan daha fazla ücret verildiği an, kadınla erkek arasındaki sevgiye, bir evlenme cüzdanına gösterdiğinden daha büyük bir saygı duyduğun zaman güzel olacak yaşamın.