Lerze i İstitar ü İstigna

Lerze i İstitar ü İstigna
@Mustafa52y
ORMAN MUHAFAZA MEMURU -Yek katre-i hünest,sad hezeran endişe -Derd çoh,hem-derd yoh,düşmen kavi,tal'i zebun Instagram;@mustafaglc52
Ah sen en güzel taş, taşken su, suyken kara burçak, yaba, bel, çivi, bütün kapıların mandalı, ipler, serilmiş çamaşırlar, ağızlık, mintan, camdaki saksı, saksıyken bulut, bulutken tesbih, çektiğim hali silktiğim, yatırdığım, üstüne bindiğim, öptüğüm, mezarında yanında yattığım, yatarken deniz, denizken balık, balıkken güneş, güneşken tarla, tarlayken ev, pencere, pencerede insan başı, kendim, bir başkası, karanlık duvarda yürüyen akrep, tenekelerle çekilen kuyudan suladığımız, kırptığımız, bir sopa diktiğimiz yanına, iple bağlanan, bağlanırken çözülen, çözülürken misina, hepsi bir anda, hepsi bir solukta, hepsi, hepsi, hepsi. Oktay Rifat
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hangi bir kıt'a-i muhayyelde? Hangi bir nehr-i dür ile mahdüd? Bir yalan yer midir veya mevcud Fakat bulunmayacak bir mela-ı hülya mı? Bilmem. yalnız Bildiğim sen ve ben ve mai deniz Ve bu akşam ki eyliyor tehziz Bende evtar-ı hüzn ü ilhamı, Uzak Ve mai gölgeli bir beldeden cüda kalarak, Bu nefy ü hicre müebbed, bu yerde mahkumuz. Ahmet Haşim
Şiir
Gecenin üçüdür en uygun zaman, bahse girerim düşünün: sabah çok yakın oysa ışıltı yok ortalıkta nerdeyse gece bitmiş ama sürmekte karanlık henüz uyanmış bazıları henüz uyumamış bazıları bazıları uyanmış uykusuna doymadan bazıları uykusuna varmadan doymuş görüyorsunuz ilm-i hilaf ü cedel düzeniyle hayat nasıl da sürüklüyor kendini İsmet Özel Erbain
Şiir
vandal yürek! görün ki alkişlanasin ez bütün çiçekleri kendine canavar dedir haksizlik et, haksiz oldugun anlaşilsin yaşamak bir sanri degilse öcalinmak gerektir. İsmet Özel
Şiir
"(...) kimseden bir işaret gelmeyecek bir melek kimsenin alnını sıvazlamasa söylemez kimse size dünyadaki ömrü boyunca hiç bir insana yan bakışı olmayan kimdi kimdi yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile öğretmek için cephe nedir kıyam etti torunu kucağında dönünce bütün gövdesiyle döndü bir bu anlaşılsaydı son yüzyılda bir bilinebilseydi nedir veçhe. dinleyin ey vakti duymak doruğuna varanlar! sıyırın kahkaha sırçasını cildinizden omzunuzdan vaveylâ heybesini atın boşa çıksın reislerin, kâhinlerin, şairlerin kuvveti güler yüzlü olmak neydi onu hatırlayın neydi söğüt gölgesinde gülümsemek ağız dolusu gülmeden taşlıkta." Sezai Karakoç
Şiir