Prefrontal korteks konsantrasyon, karar alma, yargıya varma ve geleceğe dair plan yapmadan sorumludur. Amigdala, hipotalamus, hipokampus ve insular kortekse doğrudan bağlıdır; bu bölgeler de doğrudan yirmi beşinci alana bağlıdır. Beynimizin bu alanları arasındaki iletişim, sağlıklı bir şekilde günümüzü planlayıp çevremize yanıt verebilmemize yardımcı olmak için duygu ve düşüncelerimizi kullanıma sokar.
Bedenin birincil stres hormonu olan kortizolün kısa süreliğine salgılanması faydalıyken (tehdit algılandığında tepki verilebilmesi için tetikte olma halini artırır), majör depresyon ve kronik streste görülen uzun süreli kortizol salınımı zararlıdır. ...
Kortizol yoğunluğundaki artış, hem hatıraları depolamada önemli rol oynayan hipokampus nöronları arasındaki sinaptik bağlantıları hem de yaşama iradesini düzenleyen prefrontal korteks nöronları arasındaki sinaptik bağlantıları tahrip ederek karar alma ve hafıza süreçlerini etkiler. Bu bölgelerdeki sinaptik bağlantıların zarar görmesi duygusal donukluğa, ayrıca majör depresyon ve kronik stresle birlikte görülen hafıza ve konsantrasyonda zayıflığa yol açar. Beyin görüntüleme çalışmalarına tabi tutulan depresyonlu kişilerde, prefrontal korteks ve hipokampus nöronları arasındaki sinapsların sayısında ve toplam boyutunda küçülme görülmüştür.
Durumu dayanılmaz kılan da deva bulunmayacağımı bilmek; ne yarın, ne bir saat sonra, ne gelecek ay, ne de gelecek dakika."
Karanlık Gözükünce / William Styron
... Emil Kraepelin sadece modern psikiyatrinin değil, aynı zamanda ilaçların duygudurum, düşünce ve davranış üzerindeki etkilerini inceleyen psikofarmakolojinin de kurucularındandır.
... Kraepelin psikotik bozuklukları iki ana gruba ayırdı: düşünce bozuklukları ve duygudurum bozuklukları. Düşünce bozuklukları Alzheimer gibi diğer demans hastalıklarına kıyasla hayatın erken safhalarında ortaya çıktığından, onlara dementia praecox -erken bunama- ismini verdi; duygudurum bozuklukları ise depresif ya da manik (coşkun) ruh hali sergiledikleri için manik depresif hastalıklar olarak adlandırdı. Bugün erken bunamaya şizofreni, manik depresif hastalığa da bipolar bozukluk diyoruz.
Duygudurum bozuklukları benlik bütünlüğümüzü (her birimizi biricik kılan yaşamsal duygularımızı, hatıralarımızı, inanç ve davranışlarımızı) altüst eden beyin rahatsızlıklarıdır. Duygudurum sorunlarımızın normal olmayabileceğini anlama ve kabullenmekte hayli zorlanmamızın nedeni de, duygularımızın hem düşüncelerimiz hem de inanışlarımızda merkezi etkiye sahip olmasıdır (dahası duygudurumumuz normalde de her gün belirli sınırlar içinde değişir).