Mustafa Azak

Mustafa Azak
@MustafaAzak
İnsan ne kadar yaşarsa yaşasın, ne kadar okursa okusun, en az bildiği şey, kendisi.
Otizmin Keşfi
Otizm 1940'ların başında, birbirinden haberdar olmayan iki biliminsanı tarafından münferit birer bozukluk olarak tanımlandı. Bu kişiler ABD'de çalışan Leo Kanner ve Avusturya'da görev yapan Hans Asperger'di. İlginçtir ki Kanner ve Asperger çalıştıkları konuyu benzer biçimde tanımlamakla kalmamış, söz konusu bozukluğa ikisi de aynı adı vermişti: otizm.
Sayfa 53 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Reklam
Sosyal Beynin Nöral Devreleri
UCLA Tıp Fakültesi'nden Leslie Brothers ... sosyal etkileşimin gerçekleşebilmesi için sosyal bilgiyi işleyen farklı beyin bölgelerinin bir iletişim ağı kurarak birbirine bağlanması ve hep birlikte zihin kuramını oluşturması gerektiğini savunmuş, sosyal beyin terimini de bu iletişim ağını tarif etme amacıyla ortaya atmıştı. Sosyal beyni oluşturan bölgeler arasında alt temporal korteks (yüz tanıma), amigdala (duygu), üst temporal sulkus (biyolojik devinim), ayna nöron sistemi (empati) ve zihin kuramında rol oynayan temporal-parietal birleşme bölgeleri vardır.
Sayfa 51 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Otizm ve Sosyal Beyin
Otizm üzerine yapılan araştırmalar hem sosyal davranış hem de sosyal etkileşim ve empatinin biyolojisi üzerine bize çok şey öğretti. Örneğin bazı sosyal etkileşimler biyolojik devinimlerle başlar; bir kişiye doğru yürümek, tokalaşmak için el uzatmak gibi. Kevin Pelphrey 2008”de Yale'de, daha sonra da Carnegie Mellon Üniversitesi'nde otizmli çocukların biyolojik devinimleri ayırt etmekte zorlandığını keşfetti. Otizmli ve otizmli olmayan (nörotipik) çocuklarla yürüttüğü bir deneyde, biyolojik ve biyolojik olmayan bazı devinimler izletilen çocukların beyinlerinin iki bölgesini görüntüledi. Bu beyin bölgelerinden biri MT ya da V5 (MT/V5) adıyla bilinen, her türlü harekete karşı hassas olan küçük görsel alandır. Diğeriyse nörotipik yetişkinlerde biyolojik devinimlere daha güçlü tepki veren üst temporal sulkustur. Pelphrey'in çocuklara izlettirdiği biyolojik devinimin kaynağı yürüyen bir insan veya insan benzeri bir robot, biyolojik olmayan devinimin kaynağıysa sarkaçlı bir duvar saati veya mekanik bir aletin parçalarıydı. Beynin harekete karşı hassas MT/V5 alanı, iki çocuk grubunda da her iki tür harekete karşı aşağı yukarı eşit tepki verdi. Ancak normal gelişen çocuk grubundakilerin üst temporal sulkusları biyolojik devinime daha güçlü tepki verdi. Otizmli çocukların beyinlerinin söz konusu bölgesinde ise iki tür hareket arasında herhangi bir tepkisel farklılık saptanmadı.
Sayfa 48 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
OTİZM SPEKTRUMU
Otizm yaşamın erken dönemlerindeki kritik evrelerden biri olan üç yaş öncesinde ortaya çıkar. Otizmli çocuklar sosyalleşmeye ve iletişim kurmaya yönelik becerileri aynı anda geliştiremediği için iç dünyalarına kapanır ve diğer insanlarla sosyal etkileşime girmez.
Sayfa 45 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim