"Beyler, acıyan gözlerle baktığınız bu beden, Tanrının sayısız zenginlikle donattığı bir ruhun taşıyıcısıydı. Bu beden, dehâda benzersiz, nezakette eşsiz, güzellikte rakipsiz, dostlukta biricik, sınırsız mükemmeliyete, kendini beğenmişlikten uzak bir ciddiyete, bayağılık nedir bilmeyen bir neşeye sahip, iyi olan her şeyde birinci, talihsizlikte bir eşi daha olmayan Grisóstomo'ya aitti. Sevdi, sevilmedi; taptı, aşağılandı; yırtıcı bir hayvana yalvardı, ısrarıyla bir mermeri usandırdı, rüzgârın ardından koştu, yalnızlığa haykırdı, nankörlüğe hizmet etti, ödül olarak, ömrünün baharında ölüme kurban gitti."