Bu devrimci eylem, Türkiye için ölüm kalım meselesi olduğu kadar, Sovyetler'in ayakta kalması ve dünya devriminin yükselişi açısından da yaşamsaldı. Bu nedenle Sovyet ve Türk devrimleri arasındaki dayanışma, kaçınılmazdı.
Enver Paşa'nın, Moskova'ya varabilmek için giriştiği teşebbüsleri, uçak kazalarını, tevkifleri, cezaevlerini ve filmlerde gibi geçen serüvenlerini bir tarafa bırakırsak, onun nihayet hedefe varan seyahati, 1920 ağustosunda cereyan eder.
Tren birkaç dakika bekletilir. Enver Paşa aranır. Ama bulunamaz. Çünkü Enver Paşa, hiç kimse farkına varmadan trenden atlamış ve kalabalığın arasında kayıplara karışmıştır. O artık, içine atıldığı kaos'un, yani boşluğun adamıdır. Bir YALNIZ ADAM!