Bu ülkeden tek bir Nobel ödüllü yazar çıktı. Gönlünüzce bir alkışlayamadınız.
UYARI!
Bu inceleme kitap hakkında olmaktan ziyade, her zaman medya tarafından haksız bir linçe uğrayarak toplumun önüne acımasızca atılan ve şu anda da son romanı Veba Geceleri’nde Atatürk’le alay ettiği iddiası ile yine aynı acımasızlıkla linçe uğraması hakkındaki düşüncelerimi içeren Orhan Pamuk yanlısı bir incelemedir.
İncelememe Orhan Pamuk’un İhsan Yılmaz ile Veba Geceleri kitabı üzerine yapmış olduğu röportajından bir alıntı ile başlamak istiyorum;
UCUZ SİYASİ GÖNDERMELER ARAMASINLAR
-İhsan Yılmaz: Kitabın arka kapağında The New York Times’tan alıntı yapılmış: “O ne bir ideolog, ne bir siyasetçi, ne bir gazeteci. Orhan Pamuk büyük bir romancı” diye. Zaman zaman diğer kimliklerinizi öne çıkarmaya çalıştıkları, o yönlerinizle sizi mindere çekmeye çalıştıkları için mi özellikle bu alıntıya yer verdiniz?
-Orhan Pamuk: Alıntıyı yayınevi seçmiş ama ben de gördüm ve onayladım. 35 yıl düşün, 5 yıl yaz, bütün şu yaşadığım salgın korkusunu ifade edeyim diye heyecanlan, sonra manşet arayan gazeteciler “Aa bu şuna benziyor” gibi ucuz siyasi göndermeler arasınlar. Bunu istemem.
Orhan Pamuk bu istemediği şeyi belirttiği sözlerinden tam on dört gün sonra Ahmet Hakan, kitaptaki Kolağası'nın Atatürk'e benzetilerek Atatürk’le dalga geçildiğini iddia edilen (ki bunu iddia eden kişi kitabı eline bile almamış -bu sonucu, yazısında ısrarla 537 sayfalık kitabı 345 sayfa diye bildirmesinden dolayı haklı olarak çıkartıyorum- ve Orhan Pamuk'un şöhretinden pay çıkarmaya yarayan köşede kalmış bir köşe yazarı) bir tartışmayı incelemeleri ve araştırmaları sonucunda Orhan Pamuk'u medya önünde "Atatürk düşmanı" diye lanse etti.
Benzer bir olayı yine yukarıdaki röportajında belirtmiş olduğu "manşet arayan