Çoğunlukla insanların hayatlarındaki en mutlu dönem, evlenmeden önceki bir yıllık zaman dilimidir. Duyguların ve hormonların zirvede olduğu bu süreçte, Shakespeare'in "Aşkın gözü kördür" sözü bilimsel bir gerçektir. Bir beraberliğin uyumlu olmasında
kişiliğin önemi olsa da en önemli belirleyici, değerlerin uyuşmasıdır. Ancak değerlerin önemini bilmeyen, kendi değerlerinin öneminin farkında olmayan ve karşısındaki kişinin değerleriyle ilgili verdiği işaretleri değerlendiremeyen bir gencin bu yönde gerçekçi bir karar vermesi beklenemez.
Aşağıda sıralanan sorular, benim yaşam birikimimde beraberliklerin uyumu veya zorlanmalarına ışık tutacak niteliktedir. Bu sorular iki
genç tarafından karşılıklı olarak en azından yarım günü içine alacak
sekilde samimiyetle sorulur, cevaplandırılır ve cevaplar anahatlarıyla yazılırsa, evliliğe hazırlananlar birbirlerinin değerlerini bu büyük ve somut karar öncesinde anlamış olurlar.
° Hayatta en çok değer verdiğin beş şeyi önem srasına göre sıralar
mısın?
• Sana en çok zevk veren beş
şey nedir? Önem sırasına göre ifade
eder misin?
° Aile olmaktan ne bekliyorsun? Rol ve sorumluluklarını tanımlar mısın?
• Çocuk yetiştirirken önceliklerin neler olacak? Nasıl bir çocuk yetiştirmek istiyorsun, bunun için katkın ne olacak?
° Beni neden çekici buluyorsun?
• En beğendiğin üç özelliğim ve elinde olsa değiştirmek istediğin
üç özelliğim hangileri?
° Senin için sadakat nedir, sınırları nereden geçer?
° Beraberliğimizde cinsellikten ne anlıyorsun ve ne bekliyorsun?
Sayfa 104 - Doğan Yayınları Yayıncılık ve Yapımcılık Ticaret A. Ş.·Kitabı okuyor
Taşranın içine kapanık dünyasından dışarıya açılan tek pencere askerlik. Askerlik, köyünden çıkmamış gençlere dünyanın kaç bucak olduğunu gösterir. En büyük tecrübe odur. Yaban ellerde, yaban çocuklarla gerçek bir disiplin altında pişer delikanlılar. Görmedikleri yerleri görür, duymadıları şeyleri duyar, bilmedikleri bilgileri öğrenirler. Askere gidip gelenin gözü açılır, ufku genişler. Askerliğini yapmış olmak bir olgunluk belirtisidir. Bugün dahi bu böyledir. Çoğu yerde askerliğini yapmamış delikanlıya kız vermezler.
Nasıl?
Unutarak!
Unutarak mı?
Elbette!.. Unutmak olmazsa insanoğlu nasıl yaşardı bunca acı ortasında.
Ya hatırlamak!..
Evet, o da var. Ömür böyle geçiyor işte; kâh unutup kâh hatırlayarak.