Ne şairane mevsimdi eskiden sonbahar
Bahçeleri talan eden bir deli rüzgardı
Kırılan dal düşen yaprak şaşkın uçan kuşlar
Eskiden sonbaharın bir güzelliği vardı
Gel gör ki Atatürk'ün ölümünden bu yana
Sonbahar dahi bir tuhaf bir başka geliyor
Vatan gerçeklerini hatırlatıp insana
Türk yüreklerimizi burka burka geliyor
Suud ailesi yalnızca bu coğrafyada değil tüm dünyada hep ABD ve yandaşı Batılı ülkelerin hizmetinde olmuştur. Nikaragua'da kontralara, Şili'de Allende'ye karşı darbeci generallere, Afrika'daki faşist iktidarlara yardım eden Suudiler ABD'ye en büyük hizmetlerini Kaide ve Taliban'ı yaratmakla yaptılar. Başından beri nerede olursa olsun komünizme ve Sovyetler Birliği'ne karşı her türlü mücadelenin içinde olan Suudiler Hicaz ülkesini ele geçirdikleri 1744 yılından itibaren hep Osmanlı ve Türk düşmanı olmuşlardır. İngilizlerin desteğiyle Osmanlı'nın desteklediği El-Reşid ailesini yenerek tüm Hicaz ülkesine egemen olan Suudiler 1925'te yine İngilizlerin desteğiyle Osmanlı'ya ayaklandırılan ve sonrasında Ürdün'e taşınan Şerif Hüseyin ailesinin Hicaz'daki varlığına da son vermişlerdi. Böylece 1927'den itibaren Hicaz ülkesinin adı Suudi Arabistan Krallığı olur. Ve bu krallığı kuran kişinin adı Abdülaziz El-Suud. Adamcağız 32 hatunla evlenir ve 36'sı erkek 27'si kız olmak üzere 63 çocuğu olur. Bu erkek ve kızlardan doğanlarla çoğalan Suud ailesinin üye sayısı yaklaşık 10.000 prens ve prenses. Bunların devlete olan yıllık maliyeti 4 milyar dolar. Çünkü tüm harcamaları devlet tarafından karşılanır ve hepsi farklı düzeylerde yüksek maaşlar alır.
1956'da bağımsız olan Tunus Osmanlı dönemini bir yana bıraksak bile Türkiye ve Türkiye'deki cumhuriyet deneyimi açısından çok önemlidir. Bağımsızlıktan sonra ülkenin ilk cumhurbaşkanı olan Habib Burgiba müthiş bir Atatürk hayranıydı ve Atatürk'ün cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye'de yaptıklarının aynısını yaptı ya da yapmaya çalıştı. Fes devrimi, zorunlu eğitim, kadınlara mutlak haklar gibi önemli kararlara imza atan Burgiba çokeşliliği yasakladı, kadının izni olmadan evlendirilmesini ve izni olmadan boşanmasını yasakladı. Ülkesini Batı'nın bir parçası haline getirmek isteyen Burgiba 1978 yılına dek ülkesini sorunsuz yönetti. Çünkü orduyu "laik düzenin" koruyucusu olarak örgütledi ve iktidarını hep polisiye yöntemlerle korudu. 1978'de ülkede ilk kez işçi ayaklanmaları yaşandı ve yüzlerce insan öldürüldü. 1984'te tekrarlanan ve "Ekmek Devrimi" adı verilen yeni ayaklanmalarda yeniden yüzlerce insan öldü. İç kargaşayı fırsat bilen İsrail, Tunus'taki Filistin Kurtuluş Örgütü'nün merkezine yönelik operasyon düzenledi ve Arafat'ın sağ kolu olarak bilinen Ebu Cihat'ı öldürdü.